Lernen Sie, wie man yıkım in einem Türkisch Satz verwendet. Über 8 handverlesene Beispiele.
Bu Tom'un şimdiye kadar gördüğü ilk yıkım derbiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaş kente ölüm ve yıkım getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaş ülkeye yıkım getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yıkım korkunçtu.
Translate from Türkisch to Englisch
Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da, doğu illerindeki bütün halkın dinsel ve siyasal haklarının özgürce gelişimini sağlayacak yasal yollara başvurmak; adı geçen illerdeki Müslüman halkın tarihsel ve ulusal haklarını, gerektiğinde, uygar toplumlar önünde savunmak; doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin nedenleriyle etmenleri ve bunları yapanlar ve yaptıranlarla ilgili tarafsızca soruşturma açarak suçluların çabuklukla cezalandırılmalarını istemek; Türklerle azınlıklar arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesine ve eskisi gibi iyi bağların pekiştirilmesine çaba göstermek; doğu illerindeki savaştan doğma yıkım ve yoksulluğu, hükümet katında girişimlerde bulunarak elden geldiğince giderme yollarını aramaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok sayıda mimar da yıkım önerisini eleştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Mahalleliler yıkım ekiplerine taş ve sopalarla direndi.
Translate from Türkisch to Englisch
Mahalle sakinleri hazine arazisine yapılmış gecekondularını boşaltmamak için yıkım ekiplerine taş ve sopalarla direndi.
Translate from Türkisch to Englisch