Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yılan"

Lernen Sie, wie man yılan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O acayip hayvanları sever, örnek olarak yılan gibi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan diri mi yoksa ölü mü?
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan sağ mı yoksa ölü mü?
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan yaşıyor mu yoksa öldü mü?
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada 2.500'ü aşkın yılan türü bulunmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Politikacı bir yılan balığı gibi kaygan!
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi yılan en uzun zehirli dişe sahiptir?
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan bir kurbağayı yuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Gökyüzünden bakıldığında, nehir kocaman bir yılan gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yılan dokunmak için güvenli midir?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yılan gördüğünde çığlık attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen hafta yakaladığım yılan balığı hâlâ canlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu adadaki pek çok yılan zararsızdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yılan görürseniz, çok şaşırmam.
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan yaşıyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yılan zehirli değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir çıngıraklı yılan tarafından ısırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan timsahı yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan, avının vücudunu sıkıştırdı ve onu öldürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Mezarlıkta, kendi kuyruğunu ısıran bir yılan heykeli var.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz bu akşam kızarmış yılan balığı yiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kirpi ve bir yılan çiftleştirilirse ne olur? Bir buçuk metre boyunda bir dikenli tel.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir yılan tarafından ısırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir yılan değil. O sadece bir ip parçası.
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan derisini değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un sırtında bir yılan dövmesi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan ısırığı öldürücüydü.
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan Havva'yı ayartmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir yılan gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan korkum var.
Translate from Türkisch to Englisch

Afrika'da bir sürü yılan var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün kocaman bir yılan gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

O oldukça büyük bir yılan.
Translate from Türkisch to Englisch

O, büyük bir yılan tarafından saldırıya uğradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan tıslar.
Translate from Türkisch to Englisch

Fare yiyen bir yılan gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yılan sokması nedeniyle öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom zehirli bir yılan tarafından ısırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Suda bir yılan balığı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan kıvrıla kıvrıla gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu küçük gölde elektrikli yılan balıkları vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyanın en yaşlı yılan balığı Åle yakın zamanda öldü. Yaklaşık olarak 150 yaşındaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yılan bir yumurta yutuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bak, bir yılan!
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyadaki en zehirli yılan hangisidir?
Translate from Türkisch to Englisch

"Yılan sever misiniz?" "Elbette hayır."
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ormanda bir sürü yılan vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaygan yılan onun tam elinin dışına kaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı insanlar yılana benzedikleri için yılan balıklarını sevmiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir yılan balığı gibi kaygan.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ormanda çok yılan var.

Yılan yılı başladı.

Tom, bir şey yap. Çadırın içinde bir yılan var!

Oh, bak! Orada büyük bir yılan var!

Bir yılan tarafından ısırıldım.

Çocuk "Dikkat et, bir yılan!" diye bağırdı.

O bir yılan gördü.

Ben yılan balığı tuttum.

Ben bir yılan gördüm.

Avustralya'da bulunan bir yılan olan "içbölge taypanı" dünyanın en zehirli yılanıdır.

Dünyadaki en hızlı yılan hangisidir?

Cildin, yılan gibi periyodik olarak dökülüyor.

Cildini değiştirmeyen yılan ölür.

Yılan köpeği bütünüyle yuttu.

Yılan başını kaldırdı.

Yılan daha büyük bir yılan tarafından mideye indirildi.

Onlar yılan balığı mı?

Tom, bir çıngıraklı yılan tarafından ısırıldı.

Bu gece ızgara yılan balığı yiyeceğiz.

Tom henüz bir çıngıraklı yılan tarafından ısırılmadı.

Ali transferi yılan hikâyesine döndü.

Bir yılan onu ısırdı.

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.

Yılan öpmez!

Koynumuzda yılan beslemişiz.

RAB Tanrı'nın yarattığı yabanıl hayvanların en kurnazı yılandı. Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu.

Yılan, "Kesinlikle ölmezsiniz" dedi, "Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız."

RAB Tanrı kadına, "Nedir bu yaptığın?" diye sordu. Kadın, "Yılan beni aldattı, o yüzden yedim" diye karşılık verdi.

Hangi yılan dünyanın en hızlısıdır?

Avustralya'da zehirli yılan çok var mı?

İrlanda'da hiç yılan olmadığı doğru mu?

Ali bana dokunmayan yılan bin yaşasıncıdır.

Götümüze yılan girmiş, çıkarmaya leylek arıyoruz.

Bu ne tür bir yılan?

On iki Çin burcu, fare, öküz, kaplan, tavşan, ejderha, yılan, at, koyun, maymun, horoz, köpek ve domuzdur.

En zehirli yılan bile istediği yere gidebiliyor.

Bu yılan balık ve kurbağa ile besleniyor.

Bukalemun gibi ortama göre şekil almak karaktersizlik belki, ama yılan gibi yeri gelince deri değiştirip yeni başlangıçlar yapabilmek öyle değil.

Ben bir yılan değilim.

Bu yılan zehirlidir.

Bu yılan zehirli.

Defineyle yılan, gül ile diken, hüzün ile sevinç bir aradadır.

Yılan, çenesini yırtarcasına açarak avını tamamen yutar.

Yılan gibi kıvrılıyorum.

Dikkat, zehirli yılan!

Ali yılan gibi sinsi biri.

Ali yılan gibi kıvrak bir manevrayla rakibinden sıyrıldı.

Çin burçlarının on iki hayvanı, doğada bulunan on bir hayvan türünden gelir; sıçan, öküz, kaplan, tavşan, yılan, at, koyun, maymun, horoz, köpek ve domuz ve efsanevi ejderha; takvim olarak kullanılırlar.

Dünyada 2.500'den fazla yılan türü vardır.

Bugün Dünya Yılan Günü.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch