Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yıllarca"

Lernen Sie, wie man yıllarca in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Sanki yıllarca birbirlerini görmemişler gibi İki insan yürekten tokalaşıyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kömür madeninde yıllarca çalışmaktan hastanın akciğer dokusu hasar gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

O yıllarca sefil bir hayat sürdürmek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary yıllarca Tom'un hapisaneden çıkmasını bekledi ve sonunda o serbest bırakıldığında çok mutlu oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yıllarca Avustralya'da yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yıllarca Mary ile konuşmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yıllarca Mary'yi görmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yıllarca gitar çalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yıllarca Fransızca konuşmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yıllarca şarkı söylemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yıllarca yurt dışında yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca süren çaba boşa gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Polisler yıllarca Tom'u arıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca süren aşırı içki John'da bir bira göbeği yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, yıllarca gittikten sonra eve geri geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca sigara içmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yıllarca orada yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yıllarca onu görmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

O yıllarca yalnız yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca günde iki kez pirinç yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

O saçlarını yıllarca siyaha boyamıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kral ülkeyi yıllarca yönetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların başkenti yıllarca Cuzco idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom suçu hakkında yıllarca sessiz kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca tenis raketine dokunmadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı adam yıllarca krala hizmet etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Yazışmayı yıllarca sürdürdük.
Translate from Türkisch to Englisch

Amcam yıllarca yurt dışında yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca önce mezun olmama rağmen, bana öğretmenlik yapan öğretmenlerimden tek birini asla unutmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca Tom'u düşünmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca Tom'la konuşmadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Mesela anlamadığım olay şu bu adamı sevmiyorsanız o niye orada yıllarca kaldı?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben ölüm cezasını yıllarca yaşamadım mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Siz yıllarca mutluluğunuzu benimle paylaşmadınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Olaylar artık aşikar fakat ben yıllarca uyutulduğuma yanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca hep bir şeyler için çabaladım, bunu inkar eden yalancıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana öğretilmeyen kurallar yüzünden yıllarca azap çektirmediniz mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Mary ve ben yıllarca yakın arkadaşlar olmayı sürdürdük.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yıllarca tek başına yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen yıllarca beni kandırmadın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca bunu hayal ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca İstanbul'da yaşadı. Çok iyi Türkçe konuşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca tenis oynamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca tatil yapmadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kadına aşık oldum ve onun da beni sevmesini yıllarca bekledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz yıllarca konuşmadık.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben seni bana açıklama yapman için yıllarca bekledim.

Boston'da yıllarca yaşadım.

İşi yıllarca askıda bıraktınız.

Lida yıllarca Doğu Nikaragua'da küçük bir yerli amerikan köyünde yaşadı.

Yıllarca orada yaşadı.

Onun başarısı yıllarca süren kararlığının sonucudur.

O yıllarca sistematik kötü muamele edildikten sonra böyle oldu.

Anlaşılan bu sorgu daha yıllarca sürecek.

Piyanoyu iyi çalmak için, yıllarca pratik yapmak gerekir.

Bir kadın, ona ettiğiniz bir sözü yıllarca saklayıp, gerektiği yerde müsait yerinize sokabilir.

Zeytinyağı yıllarca bozulmaz.

Ben bu işi yıllarca ve de keyifle yaptım.

Boston'da geçirdiğim zaman, yıllarca hatıralarımı süsleyecek.

Sanırım insanlara yıllarca yanlış şeyler öğretmişlerdi.

Ben yıllarca Mary yüzünden hayatımı yaşamadım.

Yıllarca Boston'daki zamanımla ilgili güzel anılarım olacak.

Bu yıllarca olmayacak.

O, para biriktirmek için yıllarca kıt kanaat geçindi.

Yıllarca acı çektikten sonra, nihayet geçmişi unutmaya ve yeni bir hayata başlamaya karar verdi.

Yıllarca bekledim.

Yıllarca onları görmemiştim.

Yıllarca onu görmemiştim.

Tom yıllarca boston'da yaşadı.

Jack yıllarca Japonya'da yaşadı.

Tom yıllarca Boston'da yaşadı.

Tom yıllarca orada yaşadı.

Yıllarca çok titizlikle topladığım her şeyi kaybettim.

Tom Mary'ye yıllarca John'u görmediğini söyledi.

Biz onu yıllarca zararına çalıştırdığımız için binayı satmak zorunda kaldık.

Astronot olmak için olan eğitim yıllarca sürer.

Tom ve ben yıllarca konuşmadık.

Mary yıllarca bir falcıya gitti.

Yıllarca bu evde birinin yaşadığını sanmıyorum.

Yıllarca çalışmadım.

Orada yıllarca yaşadım.

Tom yıllarca Mary'den hoşlandı ama bir noktada onun için hisleri aşka dönüştü.

O yıllarca bir avukat olarak çalıştı.

O yıllarca karısını yaşattı.

Bu ev yıllarca onların ailesinde kaldı.

O yıllarca İngilizceyi iyi konuştu.

Geçen hafta o yıllarca görmediği eski bir arkadaşını gördü.

Aşçı yıllarca aileye hizmet etti.

Yıllarca Boston'da yaşadım.

Bir saatlik düşüncesizlik yıllarca gözyaşlarına neden olabilir.

Yıllarca tanışmamamıza rağmen, kısa sürede birbirimizi tanıdık.

Mary'nin dolapları yıllarca giymediği giysilerle dolu.

Onlar yıllarca toprak mülkiyetini tartıştı.

Tom yıllarca ofis için çalışmadı.

Mahkemelerde yıllarca tecrübem var.

Yıllarca bir Noel süsünü kırmadım.

Tom yıllarca Mary için çalıştı.

Dania yıllarca istismar ve sadakatsizlikle baş etmek zorunda kaldı.

Tom yıllarca kendi başına yaşadı.

Yıllarca et yemedim.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch