Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yaşın"

Lernen Sie, wie man yaşın in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O, kesinlikle kırk yaşın üzerindedir.
Translate from Türkisch to Englisch

O genç görünüyor, ama gerçekte o, 40 yaşın üzerinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Bayan Klein 80 yaşın üzerinde, ama hâlâ çok aktif.
Translate from Türkisch to Englisch

O otuz yaşın üzerinde olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onun otuz yaşın üzerinde olduğunu tahmin ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Irkın ya da yaşın ya da dinin umurumda değil.
Translate from Türkisch to Englisch

18 yaşın altındaki insanlar evlenemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyükbabam seksen yaşın üzerindedir fakat o iyi bir yürüyücüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

O otuz yaşın üzerindedir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, elli yaşın üzerinde olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Cookie 5 yaşın altındadır.
Translate from Türkisch to Englisch

18 yaşın altındaki çocuklar içeri alınmazlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin kırk yaşın üzerinde olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun 40 yaşın üzerinde olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Üç yaşın altındaki çocuklar ücretsiz kabul ediliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, otuz yaşın üstünde gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tahminimce bizim öğretmen elli yaşın üzerinde.
Translate from Türkisch to Englisch

18 yaşın üzerindeki insanların araba sürmelerine izin verilir.
Translate from Türkisch to Englisch

18 yaşın üzerindeki insanlar araba sürebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Adaylar otuz yaşın altında olmalılar.
Translate from Türkisch to Englisch

18 yaşın üzerindeyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kırk yaşın üzerindedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşın kaç?
Translate from Türkisch to Englisch

18 yaşın üzerinde misin?
Translate from Türkisch to Englisch

On sekiz yaşın üzerinde misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Benim iki katım yaşın var, beynimin yarısı kadar beynin yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşın hakkında yalan söyleme.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin yaşın kadar polislik kariyerim var benim.
Translate from Türkisch to Englisch

On sekiz yaşın altındaki insanların alkollü içki satın almamaları gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Otuz yaşın üstünde hiç kimseyi öpmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Her yaşın kendi güzelliği var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ruh yaşın çok küçük.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom muhtemelen otuz yaşın üzerinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin yaşın epeyce eski herhalde. Memlekette kara tahta kaldı mı? Artık yeşil ve beyaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Doğruyu söylemek gerekirse, o hala altmış yaşın altındadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bence o 40 yaşın üzerinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım o 40 yaşın üzerinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Orada 30 yaşın altında hiç kimse yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onun altmış yaşın üzerinde olduğunu düşünmeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sürücü belgesi almak için yaşın yeterli değil.
Translate from Türkisch to Englisch

On sekiz yaşın altındaki Amerikalılara başkanlık seçimlerinde oy kullanma izni verilmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika'da 18 yaşın altındaysanız küçüksünüzdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika'da 18 yaşın altındaysanız reşit değilsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

On iki yaşın altındaki çocuklar ücretsiz kabul edilecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Peynir ya da şarap değilseniz yaşın bir önemi yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Şekspir hala yaşıyor olsaydı o, 450 yaşın üzerinde olurdu.

Biletler 30 dolar, park etmek ücretsiz ve on yaşın altındaki çocuklara ücretsiz giriş.

Araç kullanmak için 18 yaşın üstünde olmak zorundasın.

Peynir değilsen yaşın bir önemi yoktur.

18 yaşın altındaki insanlar evlenemezler.

18 yaşın altındaki kişilere alkollü içki ve sigara satışı yapmıyoruz.

On sekiz yaşın üstündeki biri yetişkin olarak sayılır.

O evlendiğinde otuz yaşın üzerinde olmalı.

Onun sanatsal yeteneği ortaya çıktığında o otuz yaşın üzerindeydi.

Bu şarap bir yaşın üzerinde.

Bu site 18 yaşın altındaki kişiler için uygun olmayan içerik içeriyor.

O genç görünüyor ama aslında 40 yaşın üzerinde.

Tom sadece otuz yaşın altında veya altmış yaşın üzerindeki kadınları sever.

Bir dil öğrenmek 70 yaşın üzerinde olduğunuzda zordur.

Her yaşın bilgeliği vardır.

16 yaşın altındaki bir çocukla bir arabada sigara içmek yasalara aykırıdır.

Tom ve Mary'nin her ikisi de otuz yaşın üzerindedir.

Amerika Birleşik Devletlerinde 18 yaşın altındaysanız küçüksünüzdür.

30 yaşın üzerindeki hiç kimseye güvenme.

Kanada'da 20 yaşın altındaki insanların içki içmesi yasal değildir.

İngiliz hukuku 16 yaşın altındaki çocukların sigara satın almasını yasaklar.

İçimizde daima yaşın olgunlaştıramadığı bir şey vardır.

O, genç görünüyor ama aslında kırk yaşın üstünde.

Zaten otuz yaşın üzerindeyim.

Senin 18 yaşın altında olduğunu biliyorum.

O, 30 yaşın üstünde ama yine de mali açıdan ailesine bağlı.

On sekiz yaşın üstünde olduğunu söyledi.

O sadece otuz yaşın üstünde.

On üç yaşın altındaki çocuklar bu yüzme havuzuna kabul edilmemektedir.

Yaşın neden seni sınırlandırması gerektiğini anlamıyorum.

18 yaşın üstünde değil misin?

Sen on sekiz yaşın üzerinde değil misin?

On sekiz yaşın üstünde değil misin?

Tom üç yaşın üzerinde.

Tom'un otuz yaşın altında olduğunu düşündüm.

Otuz yaşın üstünde olduğuna inanamıyorum.

Tom'un otuz yaşın üstünde olduğunu düşünüyordum.

Tom'un otuz yaşın üzerinde olduğuna inanamıyorum.

Sanırım Tom hala otuz yaşın altında.

30 yaşın üstündesin, değil mi?

Hem Tom hem de Mary hâlâ otuz yaşın altında.

Yaşın sandığımdan büyükmüş.

Yaşın umurumda değil.

Hiç yaşın konusunda yalan söylediğin oldu mu?

Tom'un otuz yaşın biraz üstünde olduğunu biliyorum.

Nüfusun geri kalan kısmı ise on beş yaşın altında.

Senin bu espriyi anlamaya yaşın yetmez.

Yaşın ilerledikçe katlanmaya zorlandığın bir şey var mı?

"Şimdi birkaç kutu bira alabildiğimiz parayla on sene önce mükellef bir çilingir sofrası kuruyorduk." "Senin yaşın fazla yok, biz ondan da on sene önce o parayla masayı kurup bir de üstüne dansöz çıkarıyorduk."

Ali, Evlen Artık Yaşın Geçiyor terör örgütüne mensup akrabalarından muzdarip.

Tüm hastalarım yetmiş beş yaşın üzerinde.

Hastalarımın tümü yetmiş beş yaşın üzerinde.

Hastalarımın hepsi yetmiş beş yaşın üzerinde.

Hastalarımın hepsi yetmiş beş yaşın üstünde.

Sami'nin on yaşın altında dört çocuğu vardı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch