Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yaşamış"

Lernen Sie, wie man yaşamış in einem Türkisch Satz verwendet. Über 45 handverlesene Beispiele.

Sanırım Beethoven, şimdiye kadar yaşamış en büyük besteci.
Translate from Türkisch to Englisch

Michelangelo Sistine Kilisesinin tavanına bazı figürler çizebilsin diye, Shakespeare bazı konuşmaları ve Keats şiirlerini yazabilsin diye, bana öyle geliyor ki sayısız milyonlarcasının yaşamış olmalarına ve acı çekmiş olmalarına ve ölmüş olmalarına değer.
Translate from Türkisch to Englisch

Beethoven'ın şimdiye kadar yaşamış olanlar kadar büyük bir besteci olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben Beethoven'ın şimdiye kadar yaşamış en büyük besteci olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un büyükbüyükannesinin annesi İskoçya'da yaşamış.
Translate from Türkisch to Englisch

O şu ana kadar yaşamış büyük bir müzisyendir.
Translate from Türkisch to Englisch

O şu ana kadar yaşamış cesur bir insandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu ana kadar yaşamış en büyük şarkıcıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Rahibe Teresa Hindistan, Kalküta'da yaşamış ve çalışmış Katolik bir rahibeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Evliya Çelebi 17. yüzyılda yaşamış bir Türk seyyahıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, İspanya'da yaşamış gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendisi yaşamış en cesur askerdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, ailemin yaşamış olduğu yerdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu ana kadar yaşamış en büyük şair.
Translate from Türkisch to Englisch

O, şimdiye kadar yaşamış en cesur askerdir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, şimdiye kadar yaşamış en büyük insandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Latin Amerikalılar birkaç asır önce burada yaşamış olan yerlilerin geçmişi hakkında çok az şey bilmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugüne kadar yaşamış en büyük filozof kimdi?
Translate from Türkisch to Englisch

Hititler, Anadolu'da yaşamış eski çağ uygarlıklarından bir tanesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hitler diye bir adam yaşamış mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch

Burada yaşamış olmayı dilemez misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Boston'da yaşamış olan birkaç arkadaşım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary bir rahibe hayatı yaşamış; doğru mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatımı istediğim şekilde yaşamış olmayı dilerdim.
Translate from Türkisch to Englisch

O şimdiye kadar yaşamış en büyük mimar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı kaplumbağalar 100 yıldan daha fazla yaşamış.
Translate from Türkisch to Englisch

Milattan önce 384 ve 322 yılları arasında yaşamış olan Aristo, Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu. Dünya'nın evrenin merkezi olduğu; Güneş'in, Ay'ın ve bütün sabit yıldızların da onun çevresinde döndüğü görüşündeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kömür, doğal gaz ve petrol, milyonlarca yıl önce yaşamış bitki ve hayvanların kalıntılarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bell, Londra'da yaşamış, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Bilim adamları tek boynuzlu atların bir zamanlar Sibirya'da yaşamış olduğunu keşfettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary şimdiye kadar yaşamış en mükemmel kadın değil ama Tom için en iyisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

O şimdiye kadar yaşamış olanlar kadar büyük bir alimdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Binlerce yıl önce yaşamış çoğu hayvanın şimdi nesli tükendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, onların içinde yaşamış oldukları ev.
Translate from Türkisch to Englisch

O şimdiye kadar yaşamış en büyük devlet adamıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzyılın sonuna gelindiğinde, dünya sıcaklıkta çarpıcı bir artış yaşamış olacak.

Keşke babam bu olanları görebilecek kadar yaşamış olsaydı.

Beethoven'ın şimdiye kadar yaşamış en büyük besteci olduğunu düşünüyorum.

Evvela Tokyo'da yaşamış olduğum için şehri iyi biliyorum.

Onsekizinci yüzyılda yaşamış kölelerin trajik kaderinden bahsediyor.

Etiler, Anadolu'da yaşamış antik dönem medeniyetlerinden biridir.

Önceki hamileliklerinizde hiç komplikasyon yaşamış mıydınız?

Geçmişte yoksunluk belirtileri yaşamış mıydınız?

Prostat sorunu yaşamış mıydınız?

Tom hayatını dolu dolu yaşamış olmalı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch