Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yaşar"

Lernen Sie, wie man yaşar in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Mirketler Afrika'da yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Balıklar suda yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kuş ne Japonya'da ne de Çin'de yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

John, New York'ta yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Balık denizde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tokyo'da her çeşit insan yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Yağmur ormanları dünya yüzeyinin sadece yüzde ikisini kaplamasına karşın; vahşi bitki, hayvan ve bitki türlerinin yarısından fazlası orada yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kuş, ne Japonya'da, nede Çin'de yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Diller taşa kazınmamıştır. Diller hepimizin sayesinde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu adalarda hangi hayvanlar yaşar?
Translate from Türkisch to Englisch

Erken kalkan uzun yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

İnekler otla yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O balık tatlı suda yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla birlikte yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O tek başına yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada yirmi aile yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ebeveynleri ile birlikte yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ormanda tek başına yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O benim evimden uzakta yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir apartmanda yalnız yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, rahat küçük bir evde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O muhtemelen yüz yaşına kadar yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bu apartmanın üçüncü katında yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O oldukça büyük bir konakta yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O zengin fakat bir dilenci gibi yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, küçük bir apartmanda onunla birlikte yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Az sayıda kişi yüz yaşına kadar yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O konfor içinde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, iki kapı aşağıda yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, günde 3000 yenle yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çok büyük bir evde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kız kardeşim Yokohama yakınında yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tam bizim karşımızda yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, malikhanesinde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben değil ama erkek kardeşim Sendai'de yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Süt ve sebzeye dayalı yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Londra'nın banliyölerinde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Parka yakın bir yerde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'da birçok kuş türü yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Caddenin karşı tarafında karşımızda yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim üstümüzde bir apartman dairesinde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu evde tek başına yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kadınlar genellikle erkeklerden daha uzun yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Az sayıda insan 100 yaşına kadar yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Amcam İspanyanın doğusunda yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehrin batı kesiminde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kral ve ailesi kraliyet sarayında yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Londra'nın fakir bir bölgesinde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kyushu'da küçük bir köyde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Az sayıda kişi doksan yaşına kadar yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kırsalda tamamen yalnız başına yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bu apartmanın 12. katında yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün yıl orada yaşar ve çalışır.

Amcam, ki o Paris'te yaşar, bizi görmeye geldi.

Okyanusun yanında yaşar ama yüzemez.

O Cardiff'te yaşar.

O arabasında yaşar.

O işsizlik parası ile yaşar.

Onlar bir evde yaşar.

Tom Detroit'te yaşar.

O, New York'ta yaşar.

Sazan ve alabalık gibi balıklar tatlı suda yaşar.

Penguenler Kuzey Kutbu'nda mı yaşar?

Onun kız kardeşi İskoçya'da yaşar.

Yabani hayvanlar ormanda yaşar.

Tom Boston'da yaşar ve çalışır.

Tom ve Mary güvenlikli bir sitede yaşar.

Bütün mutlu aileler birbirine benzer, mutsuz olan her aile mutsuzluğunu kendine göre yaşar.

Tom Mary'den aşağı tarafta yaşar.

Tom senin yaşadığın yerden uzakta mı yaşar?

Tom buradan uzakta mı yaşar?

İyimserler daha çok yaşar.

Bu rahipler manastırın içinde yaşar.

Tom burada yalnız yaşar.

İnsanlar dünyada yaşar.

Tom maaş bordrosundan maaş bordrosuna yaşar.

Aç insanların % 98'i gelişmekte olan ülkelerde yaşar.

Tom ve karısı ayrı yaşar.

Kurtlar av hayvanlarının çokça bulunduğu bölgelerde yaşar.

Çok az insan bir asırdan fazla yaşar, ama çoğu iki asır görür.

İspanya'nın güneyindeki büyük bir kentte yaşar.

Bu gezegende hayvan ve bitkiler yaşar.

Bu küçücük köyde elli tane aile yaşar.

At ahırda yaşar.

Panda yalnızca Çin'de yaşar.

Benimkinden daha uzak altı evde yaşar.

Dünya nüfusunun üçte birinden fazlası kıyı yakınında yaşar.

O, bilgisayarı için yaşar.

Tom Park caddesinde küçük bir dairede yaşar.

Beyaz ayılar Arktika'da yaşar.

Az insan, yüz yıldan daha uzun yaşar.

Noel Baba Kuzey Kutbu'nda yaşar.

Tom ormanda tek başına yaşar.

Tom bu mahallede yaşar.

Tom bize yakın yaşar.

Tom Boston'da yaşar.

Birçok yarasa bu mağarada yaşar.

Dünyadaki birçok insan hala yoksulluk içinde yaşar.

Bu kentin kuzey kesiminde daha fazla insan yaşar.

Atlar ne kadar yaşar?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch