Lernen Sie, wie man yakalanma in einem Türkisch Satz verwendet. Über 8 handverlesene Beispiele.
O, soğuk algınlığına yakalanma korkusuyla odadan ayrılmaya cesaret edemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O yakalanma korkusuyla kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yakalanma ve tutuklanma riskini göze aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Haftada bir ya da iki porsiyon balık yemenin kalp hastalığına yakalanma olasılığınızı azaltacağını duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yakalanma hakkında endişeli değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis tarafından yakalanma riski var mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yakalanma ihtimali ne kadar yüksek?
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok kişi maske takmanın grip ve nezle gibi mevsimsel hastalıklara yakalanma riskini de azalttığını birinci elden deneyimlediği için pandemi sürecinden sonra da özellikle soğuk havalarda maske kullanımının sıfırlanmayacağını tahmin ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch