Lernen Sie, wie man yalın in einem Türkisch Satz verwendet. Über 22 handverlesene Beispiele.
Yalın gerçeklikle yüz yüze gelmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalın ayaktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalın ayak okula giden çocukları anlarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yalın ayak yürümeye alışık değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalın bir İngilizce ile konuşma yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana yalın gerçeği söyleyecek misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Yalın ayak yürümeyi sever misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom asla yalın ayak yürümez.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu küçük hikaye her şeyi açıklamak için çok yalın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların hepsi yalın ayak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gömleksiz ve yalın ayaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir keresinde bir adamı kızgın kömürlerin üzerinde yalın ayak yürürken görmüştüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar yalın ayak yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayakkabıcının çocukları yalın ayak gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben deneyimimden biliyorum; yalın ayak futbol oynamak kötü bir fikir. Kolayca kırık ayak parmaklarınla son verebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana yalın gerçeği söylemen gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm edatlar, yalın haldedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yalın ayak olduğunu biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali yalın ayak, başı kabaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom neden yalın ayak?
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'yi en son gördüğümde yalın ayak, başı kabak bir durumdaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalın ayak yürürsen kıymık batar.
Translate from Türkisch to Englisch