Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yalan"

Lernen Sie, wie man yalan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Yalan söyledim. Lütfen affet.
Translate from Türkisch to Englisch

Anne ve baba çocuklarına yalan söylemenin yanlış olduğunu öğretir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yalan söylediği için cezalandırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yalan söylediğini itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Oğlan belki ebeveynlerini mutlu etmek için yalan söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yalan söylediğim için beni affet lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

John gibi böylesine dürüst bir insan yalan söylemiş olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yalan söylüyor olması mümkündür.
Translate from Türkisch to Englisch

Nefes alışı kadar doğal şekilde yalan söyler.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bana bir yalan söyleyecek kadar çok ileri gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yaşı hakkında yalan söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Patronu gerçeği öğrendiğinde, yalan onun başını derde soktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Patronu gerçeği öğrendiğinde yalan onun başını belaya soktu.
Translate from Türkisch to Englisch

O yalan söyleyen insanları hor görüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Söylentinin kesin bir yalan olduğunu kanıtlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hikayesi bir yalan olamayacak kadar çok mantıksız.
Translate from Türkisch to Englisch

Aslına bakarsan, yalan söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyle söylüyorsan, yalan söylüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli müfettişe bir yalan söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hikayesi gerçek olamaz. O sık sık yalan söyler.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar sadece protestoyu görmezden gelmediler, aynı zamanda basına yalan söylediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben istemeden yalan söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, adamın bir yalan söylediğinden emindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onun bir yalan söylediğinden şüpheleniyordum, ancak bana sürpriz olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O kolayca yalan söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, yalan söyleyen insanları küçümsüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Asla yalan söylemeyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Yalan söylemeyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Yalan söylemek iyi değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yalan söylemenin yanlış olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yalan söylemek çok kötü bir alışkanlıktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Fred her zaman yalan söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yalan söylediği sonucuna varmada çok aceleci davrandım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yalan söyleyemeyecek kadar dürüst bir çocuktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom karısına yalan söyleyerek evliliğini mahvetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sana Boston'da yaşadığı hakkında sana yalan söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yalan söylüyorsun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Yalan söylemek yanlıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary birbirlerine asla yalan söylemediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi açık açık yalan söylemekle suçladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yalan söylemek utanç verici.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom size yalan söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary yalan söylerken söyleyebileceğini düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, her şey hakkında Mary'ye yalan söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin yalan söylediğini biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ne kadar zengin olursa olsun herkese yalan söylemeye devam ediyor.

Tom'un Mary'nin yalan söylediğinden şüphelenmek için bir nedeni yoktu.

Tom yalan söylemekten hiçbir vicdan azabı çekmiyordu.

Tom'un Mary'nin yalan söylediğine dair bir önsezisi vardı.

Tom Mary'ye yalan söylemek istemiyor.

Ona güvenilemez çünkü sık sık yalan söylüyor.

Tom Mary'ye yalan söylemeyi sürdüremedi.O sadece ona gerçeği söylemek zorunda olduğunu hissetti.

Tom ve Mary birbirine sürekli yalan söyler.

Tom neredeyse Mary'ye hiç yalan söylemez.

Gerçek bir yalan söylemiş olmamdır.

Onun asla yalan söylemediğine inanıyorum.

O yalan söyleyecek son kişidir.

O, asla yalan söylemez.

O, yalan söyleyecek son kişidir.

Naomi'ye inanmıyorum. Sanırım o yalan söylüyor.

Jack asla yalan söylemediğini söyledi fakat yalan söylüyordu.

Tom'un olanlar hakkında yüzüme karşı yalan söylediğine inanamıyorum.

Tom Mary'ye inanmıyor. Onun yalan söylediğini düşünüyor.

O yalan söylüyor.

Yalan söylüyorsun.

O asla yalan söylemez.

O bize yalan söyledi.

Neden yalan söylüyorsun?

O yalan söylemekten nefret ediyordu.

O yalan söylemez.

O bize bir yalan söyledi.

Birisi yalan söylüyor.

Tom, Mary'ye yalan söyledi.

Sana yalan söyleyemem.

O benim yüzüme yalan söyledi.

Bana yalan söylüyorsun.

O yalan söylüyor gibi görünüyor.

O yalan söyleme eğilimindedir.

Onun yaşı hakkında yalan söyledi.

Belli ki yalan söylüyor.

Asla tekrar yalan söyleme.

O bir yalan söylemiş olabilir.

Niçin insanlar yalan söylerler.

Tom, yalan söylediğini düşünüyor.

O, yalan söylemiş olamaz.

O bir yalan söylemiş olmalı.

Tom Mary'nin yalan söylediğini düşünüyor.

Bana asla tekrar yalan söyleme.

Biz onun yalan söylediğinden şüphelendik.

Gerçek onun yalan söylemesidir.

Onun yalan söylediği açık.

Sen bana yalan söyledin, değil mi?

Ben onun yalan söylediğinden şüpheliyim.

O yalan söylemiş olamaz.

O bana yalan söylemiş olabilir.

Ne zaman yalan söyleyebiliriz?

Artık yalan söylemek istemiyorum.

O, bir yalan söylemiş gibi görünüyor.

O bana yalan söylemememi söyledi.

Tom yaşı hakkında sık sık yalan söyler.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch