Lernen Sie, wie man yalnızlık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 33 handverlesene Beispiele.
Yalnızlık Allah'a mahsus.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yalnızlık canıma tak etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık ve ölüm onu beklemektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Aptallık ve yalnızlık paylaşılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık ile izole edilmeyi birbirine karıştırmamak gerek. Bunlar iki farklı şey.
Translate from Türkisch to Englisch
En kötü yalnızlık, samimi bir dosttan mahrum olmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık korkunç.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık bıkınlık verdi bana.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık için en iyi tedavi nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Müzik iç yaşamdır. İç yaşamı olan asla yalnızlık çekmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık artık beni mutlu etmeyen bir hastalık.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık insanların kaderi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık bağımsızlıktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık bilgeliğin okuludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben de sık sık yalnızlık yaşarım.
Translate from Türkisch to Englisch
"Yüzyıllık Yalnızlık" İspanyol edebiyatının "Don Kişot"tan bu yana en önemli eseri sayılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık tüm göze çarpan insanların kaderidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık tüm seçkin insanların kaderidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık dayanılması zor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami yalnızlık kalesine saklandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öyle bir yalnızlık vardır ki seversin. Öyle bir yalnızlık vardır ki tahammül edersin Ve öyle bir yalnızlık vardır ki bütün duyularını sarar. Bütün bu yalnızlıkları kabullenmeyi öğrenmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık insanı dâhi ya da aptal yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık Allah'a mahsustur.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık kişinin çevresinde insan olmaması değil, kendisinin önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramamasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık canıma tak etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık, kaderin insanı kendine doğru yönlendirme girişimidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendinizi, kendinizle zaman geçirmeyi yalnızlık sanmayacağınız şekilde yetiştirin.
Translate from Türkisch to Englisch
Asıl yalnızlık, yalnız hissetmenize sebep olan kişilerle yaşamak zorunda kalmanızdır.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan en çok ışıkta kayboluyor. Bir daha dönemiyor gölgesine. Sonrası yalnızlık bile değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Prensip olarak insanlara güvenmemek büyük bir yalnızlık türüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık canıma yetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Öyle büyümüş ki içimizdeki yalnızlık, sevilmeyi beklerken beklemeyi sevmişiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızlık sıçarken tuvalet kapısını kapatmamaktır.
Translate from Türkisch to Englisch