Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yan"

Lernen Sie, wie man yan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bu ikisi yan yana duruyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz yan yana yürüdük.
Translate from Türkisch to Englisch

İki ev yan yana durur.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem, tenis kortunun yan tarafında yüksek bir sandalyede oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilacın zararlı hiçbir yan etkileri yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar yol boyunca üçü yan yana yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Üçü yan yana yürüyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı çift yan yana oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı çift yan yana oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilacın yan etkisi yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilacın yan etkileri yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onun yan tarafında bir ağrı ile uyandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Michael yan kapıdan çıkarken görüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi yan odada konuşurken duyabiliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan komşu gürültülü.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar yan yana oturdular.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar yan yana yürüdüler.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yan tarafında bir ağrısı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan tarafımda bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yan tarafında bir ağrı hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yan tarafında bir ağrı hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan tarafımda ani bir ağrı hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan tarafımda hafif bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapıyı açtım ve yan yana duran iki erkek çocuk gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkeklerle yan yana çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Olası yan etkiler arasında bulanık görme ve nefes darlığı bulunmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tesadüfen yan yana yürüdüler.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızlar yan yana oturuyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan odadaki sesi duymadın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Evin yan tarafı sarmaşıkla kaplıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan odada devam eden bir toplantı var.
Translate from Türkisch to Englisch

İki ev yan yana duruyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan odada dolaşan birini duyuyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Git ve yan odadan bir sandalye getir, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary John'la çalışmış olan otobüs şoförünün yan dairesinde mi oturuyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Biri yan odada.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunların yan etkisi çok olmaz mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yan odada polis tarafından sorgulanmaya başlıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Battı balık yan gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan tarafta yaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un hçkırıkları yan odadan duyulabiliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yan dairede şarkı söyleyen Mary'nin sesine uyandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom eğildi ve yolcu yan kapısını açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yan odada ne olduğunu açıklıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Henüz ilacın yan etkilerini bilmiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yan odada horladığını duyabiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve arkadaşları yan odada içki şarkıları söylüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary yan yana oturuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu işlevin yan etkileri yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan yana iki oda almanı istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan odadan silah sesleri duyduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan sokaktaki küçük ve rahat bir evde yaşıyoruz.

Tom bizim yan komşumuz.

Yan etkileri; hafif başağrısı ve mide bulantısıdır.

Oturma odasıyla yemek odası yan yanadır.

Almanya, Hollanda'yla yan yana.

İki bina yan yana.

Yan odadaki çocukların hepsi uykuda.

Tom yan odada gürültü duydu.

O, yan odada uyuyan hasta bir adam olduğunu fark etmedi.

Tom ve Mary yan dairede yaşıyorlar.

Yan sokakta kaza oldu.

Yan odada çığlık duydum.

Bazen yan yanayızdır ama aramızda binlerce kilometre vardır; bazense birbirimizden binlerce kilometre uzakta ama yan yanayızdır.

Tom ve Mary yan odadalar.

Tom ve Mary fen dersinde yan yana oturdular.

Yan komşular sabahtan beri gürültü yapıyor.

Bazı uzmanlara göre, konuşulan dil çok az sayıda yan cümleler kullanır.

Yan odadaki kişinin Tom ya da Mary olduğunu biliyorum.

Yan dairede yaşayan kadın şu anda sosyal hizmetler için çalışıyor.

Tom yan çiziyor.

Bu ilacın yan etkilerinden bazıları nelerdir?

Biz yan daireye taşınıyoruz.

Reçete edilmiş ilacınızı içki içerken almanızın herhangi bir yan etkisi olup olmayacağını kontrol etmeniz tavsiye edilir.

Yan adım.

Tom ben bir çocukken benim tam yan tarafımda yaşıyordu.

Ateşle barut yan yana durmaz.

Yan odada onun sesini duyduğuma şaşırdım.

Bu ilacın zararlı yan etkileri yok.

Onlar yan yana yürüyordu.

Onlar cadde boyunca yan yana yürüdü.

Öğrenciler fakültelere yan gelip yatmaya gitmemeli.

Tom ve Mary yan yana oturdular.

Yan odada hareket eden bir şey duyduk.

Yan yatan bir araç geçişi engelledi.

Yan odada hareket eden bir şey var.

Yan odada bir şey olabilir.

Yan odada yanan bir şeyin kokusunu almıyor musun?

Yan yana yürüdüler.

Masaları yan yana koy.

Tom ve Mary kanepede yan yana oturuyorlardı.

Tom yan odadaki insanların söylediği her şeyi duyabiliyordu.

Tom ve Mary yan odada iskambil oynuyor.

Saçlarını bir daha yan tarama, sana yakışmıyor.

Tom sandalyeleri yan odaya taşıdı.

Tom ve Mary yan yana yürüdü.

Tom'un yan dairesindeki adam oldukça garip.

Yan gelip yatarsan ve dinlenirsen çok daha iyi hissedersin.

Doğum kontrol haplarının olası bir yan etkisi, cinsel dürtüdeki kayıptır.

Tom ve Mary yan yana yürüyordu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch