Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yana"

Lernen Sie, wie man yana in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bu ikisi yan yana duruyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz yan yana yürüdük.
Translate from Türkisch to Englisch

Japon olanları bir yana bırak, onun çok sayıda yabancı pulları var.
Translate from Türkisch to Englisch

İki ev yan yana durur.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar yol boyunca üçü yan yana yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Üçü yan yana yürüyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı çift yan yana oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı çift yan yana oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zaman Mary'den yana olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün geceden bu yana hafif bir baş ağrım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar yan yana oturdular.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar yan yana yürüdüler.
Translate from Türkisch to Englisch

Avantajlar ondan yana.
Translate from Türkisch to Englisch

O, köleliğin kaldırılmasından yana biri değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle bir plandan yana değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapıyı açtım ve yan yana duran iki erkek çocuk gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Şans benden yana değil.
Translate from Türkisch to Englisch

O, uykusunda bir o yana bir bu yana döndü.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkeklerle yan yana çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tesadüfen yan yana yürüdüler.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızlar yan yana oturuyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

İlk yarıyıldan bu yana notlarım düzeldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kuşlar dört bir yana uçuştu.
Translate from Türkisch to Englisch

İki ev yan yana duruyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Buraya taşındığımdan bu yana üç yıldan fazla oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Zaman benden yana.
Translate from Türkisch to Englisch

Senden yana çok hayal kırıklığına uğradım.
Translate from Türkisch to Englisch

Her adam zayıf bir yana sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kararı kırmızı arabadan yana oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzümü yana çevirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Siz benden yana mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben insanlardan yana çok kırıldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzünü yana çevirme.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzünü yana çevirdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Son kezden bu yana o çok değişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yüzünü yana çevirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Vay be, Daniel'ı son gördüğümden bu yana çok kilo almış.
Translate from Türkisch to Englisch

Şaka bir yana!
Translate from Türkisch to Englisch

Asgari ücreti tanıtmaktan yana mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary yan yana oturuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan yana iki oda almanı istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam öldüğünden bu yana 10 yıl geçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam öldüğünden bu yana 5 yıl oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ama gönlüm olasılıkla'dan yana.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni gördüğümden bu yana uzun zaman geçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni gördüğümden bu yana uzun zaman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Almanya, Hollanda'yla yan yana.
Translate from Türkisch to Englisch

İki bina yan yana.
Translate from Türkisch to Englisch

Karısının ölümünden bu yana, Tom çocukların hem annesi hem babası oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun ölümünden bu yana iki yıl geçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Zafer bizden yana.
Translate from Türkisch to Englisch

Kürtajdan yana olan herkesin zaten doğmuş olduğunu fark ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yana Londra'da yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin gidişinden bu yana çok şey oldu.

Şaka bir yana!?

Şaka bir yana, çalışıyor olabilir.

Şaka bir yana, nasılsın?

Geçen ekim ayından bu yana eğlenceli bir şey yapmadık gibi görünüyor.

Tom ve Mary fen dersinde yan yana oturdular.

Şaka bir yana, işe yarayabilir.

Tom bir an için Mary'ye baktı ve sonra yüzünü yana çevirdi.

Ateşle barut yan yana durmaz.

O, şapkasını yana yatırdı.

Herkes yeni projeden yana.

Bugün şans benden yana.

Onlar yan yana yürüyordu.

Onlar cadde boyunca yan yana yürüdü.

Şans bugün benden yana.

Şans benden yana bugün.

Yüzünü yana çevir.

Yana kaysana.

Yana kay.

Tom ve Mary yan yana oturdular.

Yağmurdan bu yana gitmedim.

Birkaç kadın yüzünü yana çevirdi.

Yan yana yürüdüler.

Masaları yan yana koy.

Tom ve Mary kanepede yan yana oturuyorlardı.

Her yana baktım, ama kitabım yok.

Tom şapkasını yana yatırdı.

Onun beni terk etmesinden bu yana iki yıl geçti.

Babam yakınıyor; o geçen haftadan bu yana sürekli olarak meşgul oldu.

Tom ve Mary yan yana yürüdü.

1965 yılından bu yana o kasabada hiçbir adam kaçırma olayı bildirilmemişti.

Yana bir bilgisayar programcısı mı?

Yana, Yekaterinburg'da astrofizik okuyor.

Ferrari, 1950 yılında başlamasından bu yana Formula1'de her sezon yarışan tek şirkettir.

"Şimdi Roma'da mı yaşıyorsun?" "Evet, biz temmuz ayından bu yana orada yaşıyoruz."

Bütün geceyi yatakta bir o yana bir bu yana dönerek geçirdim.

Tom ve Mary yan yana yürüyordu.

Tom'la yan yana çalıştım.

Tom ve Mary yan yana holden aşağıya doğru yürüdü.

O, erkek kardeşiyle yan yana oturuyordu.

Tom ve Mary sınıfta yan yana oturuyordu.

Yan yana.

Tom yana çekildi.

Tom ve Mary yan yana oturuyordu.

Bunu benim için bir yana koy.

Tom ve Mary yan yana çalıştı.

Böyle yatalım yan yana, ne olur bırakma beni annem.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch