Lernen Sie, wie man yandan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 24 handverlesene Beispiele.
Bir yandan da ona imreniyorum; tam olarak ne istediğini biliyor ve onu elde etmekten çekinmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İnatçıydı ama diğer yandan güvenilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir taraftan o iyi biri, diğer yandan tembel.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muzlu keki sever. Öte yandan, Mary çikolatalı keki sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen gençsin. Diğer yandan ben çok yaşlıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bina önden büyük görünüyor ama yandan değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadili İngilizce olan biri olmak iki ucu keskin bir kılıçtır. Bir yandan dünyanın en kullanışlı dilini mükemmel şekilde konuşursun, ama sonra hiç kimse seninle başka bir dilde konuşmak istemez, bu yabancı dilleri öğrenme sürecini daha zor yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yandan, yer ucuz. Öte yandan, çok sıcak.
Translate from Türkisch to Englisch
Zeki ama bir yandan da sık sık dikkatsizce hatalar yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Burası yaz aylarında çok nemli olur. Öte yandan kışın çok kurak olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'nin çok uzaklardan çektiği sert şut yandan auta gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yandan da İtilâf Devletleri başbakanlarına ve İstanbul'daki temsilcilerine birer muhtıra veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Surda bir gedik açtık, mukaddes mi mukaddes. Ey kahpe rüzgâr, artık ne yandan esersen es.
Translate from Türkisch to Englisch
Öte yandan Türkiye oldukça iyi gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Fakat diğer yandan üretilen sütün kalitesi düşük.
Translate from Türkisch to Englisch
Öte yandan Washington da sahneye çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öte yandan süreç henüz sona ermiş değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Öte yandan Türkiye de bir karşı hareket başlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öte yandan Sönmez'e göre, kurul tarafsız değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Öte yandan Priştine ise sevincini ifade etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Öte yandan Kosova'da da hâlâ pek çok akrabam var.
Translate from Türkisch to Englisch
Öte yandan hükümet sabırlı olunmasını istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanoğlu uzaya açılma ve Mars'a yerleşme projeleri yapıyor ama öte yandan daha bir kelliğe bile çare bulabilmiş değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Fars kralı Dario, İskender'i yenme arzusuyla dört bir yandan asker toplamıştı.
Translate from Türkisch to Englisch