Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yanlış"

Lernen Sie, wie man yanlış in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O bana hırsızlığın ne kadar yanlış bir şey olduğunu anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Korkarım yanlış bir numara çevirdiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer yanlış yaparsam beni düzelt
Translate from Türkisch to Englisch

Anne ve baba çocuklarına yalan söylemenin yanlış olduğunu öğretir.
Translate from Türkisch to Englisch

Zarfın üstüne yanlış adres yazdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm yanlış cevapların üstünü çiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyle bir yargılama yapmak yanlış fikirlere yönlendirebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Cevabın yanlış.
Translate from Türkisch to Englisch

Yanlış kişiye soruyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Hata yapmak her zaman yanlış değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni yanlış anladığım için üzgünüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Yanlış.
Translate from Türkisch to Englisch

Yanlış kelimeleri çiziniz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yanlış kullanarak makineyi bozdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yanlış trene bindim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yanlış otobüse bindim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana öyle geliyor ki biz onu yanlış anlıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarışmacı, iki yanlış start yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yanlış anlama nasıl ortaya çıktı?
Translate from Türkisch to Englisch

O araba satıcısı bu kullanılmış Toyota'nın iyi durumda olduğunu söylediğinde bana yanlış bilgi vermiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Ken yanlışlıkla yanlış otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm modeller yanlış, ancak bazıları yararlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yanlış anlaşılabilen herhangi bir şey olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, iki yanlış başlama yüzünden yarıştan diskalifiye edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir bakışta yanlış bir şey olduğunu söyleyebildim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni bir çalışma 65'ten daha büyük hastaların hastane kayıtlarının çoğunlukla yanlış olduğunu ortaya atmaktadır, bu durum ciddi tedavi hatalarına yol açabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hikayesinin yanlış olduğunu düşünüyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Söylenti yanlış çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Talimatları dikkatle okursanız, yanlış yapmazsınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Niçin yanlış yaptım?
Translate from Türkisch to Englisch

Kafaları karışmış gezginler yanlış şehre doğru yöneldiklerini fark ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Yanlış giden bir şeyin var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tahminin oldukça yanlış.
Translate from Türkisch to Englisch

Tahmininiz yanlış.
Translate from Türkisch to Englisch

Avukatın bana söylediğinin yanlış olduğu sonunda ortaya çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yalan söylemenin yanlış olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Mark Twain ", bu da dahil olmak üzere tüm genellemeler yanlış " dedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yanlış bir şey mi var?
Translate from Türkisch to Englisch

Yanlış zamanda, yanlış yerde.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana yanlış bir sipariş gönderdiğini düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom neyin yanlış gittiğini bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arabasını yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Fransızcayı o kadar kötü konuşuyor ki çoğunlukla yanlış anlaşılıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O sizi yanlış anlamış olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sende yanlış bir şey olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onda yanlış bir şey yok.

Tom Mary'yi yanlış anlamış görünüyor.

Tom yanlış bir şey yaptığını kabul etmeyecektir.

Mantık, yanlış sonuca inançla ulaşmanın sistematik bir metodudur.

Sanırım Tom yanlış kapı çalıyor.

Kuveykırlar öldürmenin her zaman yanlış olduğuna inanmaktadırlar.

Tom yanlış yoldan gitti.

Tom yaptığının yanlış olduğunu bilmiyormuş gibi davrandı.

Tom şimdi söylediğinin söylenecek yanlış şey olduğunu biliyor.

Tom yanlış butona basmış olmalı.

Tom yanlış zamanda yanlış yerdeydi.

Savaş yanlış bir politikadan sonuçlandı.

Tom yanlış bir şey yaptığını düşünmüyor.

Tom'un özür dilemesi gerekmez. O yanlış bir şey yapmadı.

Tom yanlış bir şey yapmadı.

Tom yanlış numara çevirdi.

Tom kapıyı kilitleyemedi, çünkü yanlış anahtarı almıştı.

Tom neyin yanlış olduğunu tespit edemedi.

Tom ne söylediğimi açıkça yanlış anladı.

Tom yanlış numara aradı.

O, arabasında yanlış giden bir şey hissetti.

Tom bir cümleyi yanlış çevirdiğinden dolayı, şirketimiz çok para kaybetti.

Herkes yanlış yapabilir.

Yanlış bir çeviri sonucu bazen felaket olabilir.

Bir yanlış anlama var gibi görünüyor.

Bunda yanlış bir şey yoktur.

Cevabınız yanlış.

Cevabınızın yanlış ya da doğru olması önemli değil.

Senin politikan yanlış.

Senin tahminin tamamen yanlış.

Ben yanlış yaptığımı itiraf ediyorum.

Yanlış trene bindiğimi yavaş yavaş anladım.

Tom söylediğinin yanlış olduğunu itiraf etti.

Betty neyin doğru neyin yanlış olduğunu söyleyemez.

Tom yanlış bir şey olduğu hissini atlatamadı.

Tom, doğru ve yanlış arasındaki farkı bilmiyor.

Saat yanlış.

Beni yanlış anlamayın.

Ben yanlış bir otobüse bindim.

O yanlış bir şey yapmadı.

Bence o yanlış.

Yanlış yolda mıyım?

İnsanları yemek yanlış mıdır?

Tom yanlış otobüse bindi.

O tamamen yanlış.

Yanlış hatta bindim.

O yanlış cevap verdi.

Biri benim hakkımda yanlış bilgiler yaydı.

Onun yaptığı şey yanlış değil.

Onun yaptığı şey yanlış değildi.

Üzgünüm, yanlış numara.

Tom yanlış trene bindi.

Yanlış numara çevirdiniz.

Mavi kalemini yanlış yere koydum.

Yanlış yolda gidiyorsunuz.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch