Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yapılmış"

Lernen Sie, wie man yapılmış in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bu orkestra tarafından yapılmış beşinci konser.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kumaştan yapılmış bir takım elbise istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kongre tarafından yapılmış planları izliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kutu, ahşaptan yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

O oyuncak tahtadan yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ev, çimentodan yapılmış sağlam bir temel üstüne inşa edilmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary pasta hamuru yapmaz, o genellikle hazır-yapılmış alır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Çinde yapılmış bir şeyi almayı reddediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom plastikten yapılmış bir ukulele istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arkadaşlarına vermek için Çin'de yapılmış bir miktar cibinlik aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, Japonya'da yapılmış bir kamera.
Translate from Türkisch to Englisch

John, Japonya'da yapılmış bir arabaya sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Japonya'da yapılmış bir kamera satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gerçekten pahalı, iyi yapılmış bir çift ayakkabı satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gecelik ipekten yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Prinçten yapılmış eski çaydanlığımı seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bana deriden yapılmış bir çanta verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağlıklı kalmanın tek yolu telaffuz edilemeyen maddelerden yapılmış bir yiyeceği yemekten kaçınmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çelikten yapılmış bir bağaja sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Oyuncakların hepsi tahtadan yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'da yapılmış arabaya bakın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, İngiltere'de yapılmış bir kahve fincanı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar kaba kahverengi deriden yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Ondan yapılmış bir yedek anahtarı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu ikisi birbirleri için yapılmış gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

İtalya'da yapılmış bu kot pantolon oldukça pahalı.
Translate from Türkisch to Englisch

O deriden yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Ray, metal ya da tahtadan yapılmış ince ve uzun bir şeydir. Örneğin, trenler ray üzerinde gider, bu yüzden ona demir yolu treni diyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Aynı şekilde yapılmış olması gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer bir ana dil ile uzun bir zaman içinde yetişmiş bir ağacı karşılaştırırsak, Esperanto yapay olarak yapılmış bir ağaçla karşılaştırılabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sandalye tahtadan yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Neredeyse yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu peynir keçi sütünden yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu peynir koyun sütünden yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Leonardo da Vinci tarafından yapılmış yaklaşık 900 eskiz kalmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sandalyeler tahtadan yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu neden yapılmış?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bilet kâğıttan yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sandalye plastikten yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu resim kim tarafından yapılmış?
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece pamuk ve keten gibi doğal liflerden yapılmış kumaşları ütülerken en yüksek ısı ayarlarını kullanın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çok ustaca yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Paris'teki Kraliyet Sarayı 1629'da Richelieu için yapılmış.

Bu vazo demirden yapılmış.

Sandalye ahşaptan yapılmış.

Tom altından yapılmış bir kol saati takıyor.

Bu ev taştan yapılmış.

Suluboya tablo suda çözünen boyalarla yapılmış bir tablodur.

On beşinci yüzyılda yapılmış olan cami, kasabanın en güzel binasıdır.

Mary, battaniyeden yapılmış kalesi içinde saklanıyor.

Şehrin 1940'larda yapılmış çok katlı yapıları çökme tehlikesindeler.

Bu neyden yapılmış?

Hiç sipariş üzerine yapılmış bir şey yedin mi?

Seç hiç sırtını Japonya'da yapılmış bir sırt kaşıyıcı ile kaşıdın mı?

Bu nasıl yapılmış olabilir?

Taze yapılmış kahveyi koklamak çok harika!

Bu, pirinçten yapılmış.

Tom'un evinin etrafında kazıktan yapılmış beyaz bir çit var.

Ceket hangi malzemeden yapılmış?

Bu heykel som altından yapılmış.

Ev tuğladan yapılmış.

Bu kolye yeşim taşından yapılmış.

O, oyun hamurundan yapılmış bir kunduz.

Rosemary'nin bebeği Roman Polanski tarafından yapılmış bir film.

Bir plastik bardak, gerçek camdan yapılmış olandan daha iyidir.

Bir fincan iyi yapılmış kahve krema veya şeker gerektirmemeli.

"Oh, ne kadar lezzetli bir yemek!" " Neden yapılmış?" "Biz büyük ihtimal bilmek istemeyeceğiz."

O, iyi yapılmış bir işti.

O noktada hata zaten yapılmış olacak.

Bu iki gömlek aynı malzemeden yapılmış.

O iki gömlek aynı malzemeden yapılmış.

Su renklerinde yapılmış resmi severim.

Filme dublaj yapılmış mı yoksa orijinal dilinde altyazılı mı?

Allah aşkına neden yeni yapılmış evini sattın?

Bu kadeh altından yapılmış.

Bu şimdiye kadar yediğim en iyi ızgara yapılmış peynirli sandviçlerden biriydi.

Ben sadece geri dönüştürülmüş kağıttan yapılmış tuvalet kağıdı alırım.

Bisikletçiler, spandexten yapılmış bisikletçi şortları giyiyorlar.

Onlar ustaca yapılmış çözümler geliştirdiler.

O güzel biçimde yapılmış.

Umeshu erikten yapılmış bir Japon likörüdür.

Grafen saf karbondan yapılmış bir maddedir.

Tom deriden yapılmış bir şey satın almayı reddediyor.

Evlilik sevgiden yapılmış bir birliktir.

O, üçü Çin'de yapılmış dört tane bebek aldı.

Senin küpelerin neyden yapılmış?

Bu kazak saf yünden yapılmış.

Bu fırça deve kılından yapılmış.

Evin her katı ahşaptan yapılmış.

Bu kutu kartondan yapılmış.

En dikkatli şekilde yapılmış planlar bile sık sık başarısızlıkla sonuçlanır.

Ben keçi peynirini inek sütünden yapılmış peynire tercih ederim.

Altından yapılmış bir haç istiyorum.

Prenses altından yapılmış bir arabaya bindi.

O bana altından yapılmış lüks bir saat erdi.

İşlerinizi yarım yapılmış bırakmayın.

Bir plastik bardak gerçek camdan yapılmış olanından daha iyidir.

Bu son derece ustaca yapılmış.

Muhteşem kazaklar, Fransız koyunlarının yününden yapılmış.

Mataralar cam veya plastikten mi yapılmış?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch