Lernen Sie, wie man yapamazsın in einem Türkisch Satz verwendet. Über 91 handverlesene Beispiele.
Bataklık arazi üzerinde binalar yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar sinsi olursan ol, asla kendine sürpriz yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım onu yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım sen onu yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu burada yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok fazla eğitim yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Aynı zamanda iki şeyi yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün bu işleri hemen yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yapamazsın?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu çok kısa sürede yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu bana yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yapamazsın!
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen söz verirsin yapamazsın bu durumda da suçlu olur muyuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bunu yapamazsam muhtemelen sen de yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Buraya park yapamazsın, çünkü bir levha var.
Translate from Türkisch to Englisch
İkisini aynı zamanda yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu Tom'a yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu bize yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana yapamazsın dedikleri her şeyi yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun hakkında hiçbir şey yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu kendine yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu daha fazla yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu ona yapamazsın!
Translate from Türkisch to Englisch
Bize bunu yapamazsın!
Translate from Türkisch to Englisch
O şerefsizliği bana yapamazsın!
Translate from Türkisch to Englisch
Kimsenin “Yapamazsın!” demesine izin verme!
Translate from Türkisch to Englisch
Hâlâ arkadaşım olmak istiyorsan, bunu tekrar asla yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Artık bunu yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu bensiz yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu onlara yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu ona yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu bize yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu onlara yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu ona yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu da mı yapamazsın?
Translate from Türkisch to Englisch
Her şeyi yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yarın yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yapamazsın. Yasadışı.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkarım, onu yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen bir şey yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğru bir şey yapamazsın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yalnız başına yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Her zaman herkesi mutlu yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Birini kendin gibi yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu onun için yapabilirim, sen yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi malzemeler olmadan iyi bir yemek yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Zorla yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yumurtaları kırmadan bir omlet yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu tek başına yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yapamazsın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Şu anda bir şey yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Her zaman canının istediğini yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yumurta kırmadan omlet yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu şimdi yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen burada kamp yapamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bunu yapamazsın .Yapamazsın bunu.
Ben onun için bir şey yapabilirim ama sen yapamazsın.
Ucuz etle iyi çorba yapamazsın.
Sadece bunu yapamazsın.
Bak tatlım. Bunu yapamazsın!
Sen yoktan bir şey yapamazsın.
Sen sadece istediğin zaman istediğini yapamazsın.
Bir dil öğrenmekle yanlış bir şey yapamazsın.
Muhtemelen onu yapamazsın.
Onun cesaretini takdir etmekten başka bir şey yapamazsın.
Bunu yalnız yapamazsın. Birinin sana yardım etmesini iste.
Hiçbir şey yapamazsın.
Onu henüz yapamazsın.
Onu yapamazsın, değil mi?
Onu tek başına yapamazsın, değil mi?
"Onu yapamazsın." "Az önce yaptım."
Onu asla yapamazsın, değil mi?
Onu Boston'da yapamazsın.
Onu asla yapamazsın.
Sadece işini yapamazsın.
Bunu burada yapamazsın.
Hiçbir şeyi doğru yapamazsın.
Bunu bir daha yapamazsın.
Sanırım bunu yapamazsın.
Bunu bugün yapamazsın.
Hayatta en büyük zevk başkasının yapamazsın dediğini yapmaktır.
İyi bir sözlük olmadan hiçbir şey yapamazsın.
Hangi şeyleri iyi yapamazsın?
Hepsini kendin yapamazsın.
Sami Müslüman olmak istemiyorsa zorla yapamazsın.
Bunu hiçbir şekilde yapamazsın.
Hayır, yapamazsın.
Ben sana hastayken sen başkasına hemşirelik yapamazsın.
Sen bunu yapamazsın.