Lernen Sie, wie man yapma in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Çalşmak sadece ekonomik yararlar ve maaş için önemli değildir, fakat aynı zamanda sosyal ve psikolojik ihtiyaçlar ve toplumun iyiliği için bir şey yapma duygusu için.
Translate from Türkisch to Englisch
Esperanto, Ido, Interlingua, Klingon, Lojban, Na'vi ve Volapük yapma dillerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Esperanto yapma dilinin yaratıcısı Zamenhof, bir göz doktoruydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Aynı hatayı tekrar yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir anda iki şey yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam, yapma!
Translate from Türkisch to Englisch
Birden fren yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Şunu yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Aslında tarih, bizim yapmamızdan ötürü bize ait değildir. Uzun zaman önce kendi kendimize sınav yapma süreci ile birbirimizi anlardık, şimdi birbirimizi ailede, toplumda ve yaşadığımız devlette apaçık bir yolla anlıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Jim kızlarla arkadaşlık yapma sanatını biliyor gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen gürültü yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz onun yeni bir yol yapma planına karşı çıktık.
Translate from Türkisch to Englisch
Pişman olacağın bir şeyi yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Oğlum okula devamsızlık yapma eğilimindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un gerçekten yapılması gerekeni yapma cesareti olduğundan şüpheliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarına erteleyebileceğini asla bugün yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun deneyimi, ona işi yapma niteliği kazandırıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana iyilik yapana nankörlük yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yaptığını yapma hakkı yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bir hız yapma cezası var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kesinlikle yemek yapma hakkında çok şey bilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hız yapma kazalara neden olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir fabrika yapma planından vazgeçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hata yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi banyo yapma zamanı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların öyle yapma hakkı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Derslerine çok sık devamsızlık yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen çok fazla gürültü yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben öyle yapma duyusuna sahip değildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun işi yapma yeteneği var.
Translate from Türkisch to Englisch
Çorba içerken gürültü yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ekmeği özel bir şekilde yapma tarzı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım ev ödevimi yapma zamanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun işi uygun olarak yapma yeteneği yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun o kadar acımasız bir şey yapma yeteneğine sahip olduğunu hiç düşünmemiştim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaygara yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yokken terbiyesizlik yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yapma hakkına sahip olduğumdan eminim.
Translate from Türkisch to Englisch
Birden aklıma ona sürpriz yapma fikri geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tekrar öyle bir şey yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Hata yapma konusunda endişelenmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun işi yapma yeteneğinden şüphe ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun onu yapma yeteneğinden şüphem yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendi payına düşeni yapma vakti geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yapma şeklimizde sorun ne?
Onlar artık bir protesto yapma ihtiyacı duymadı.
Yurt dışında öğrenim yapma amacına ulaştı.
Favori rol-yapma oyununuz hangisidir?
Favori egzersiz yapma tarzın nedir?
Yavaş çalış, ve hatalar yapma.
Doğru olduğunu düşündüğü şeyi yapma özgürlüğü var.
Bir tekneyi yapma sürecini açıkladı.
Bunu yapma nedenini söyler misin?
Resim yapma oldukça iyi yapabileceğim başka bir şeydir.
Bunu yapma.
Ölü numarası yapma.
Aptal numarası yapma.
Kuyruğa kaynak yapma.
Böylesine dikkatsiz hatalar yapma.
Böyle bir hata yapma.
Lütfen bunu bir daha yapma.
Bana karşı küstahlık yapma.
Lütfen bunu yapma.
İstediğimiz gibi bir yapma fırsatı, özellikle mümkün olduğu kadar çok az zor işi yapmak neredeyse herkesin gizli bir arzusudur.
Eğer satılık değilse, reklamını yapma.
Bunu yapma. Bu senin işin değil.
Bir şey yapma.
Benim yaptığım aynı hatayı yapma.
Küçük hesaplar yapma!
İyilik yapılacak duruma getirip iyilik yapacaksan hiç yapma!
Tom'un iş yapma tarzını sevmiyorum.
Tom'u kışkırtmak için bir şey yapma.
Hiç arama yapma.
Onu yapma dedim.
Onu bana yapma.
Hey, onu yapma!
Onu daha kötü yapma.
O konuda şaka yapma.
Bunu tekrar yapma.
Onu yapma, tamam mı?
Onu tekrar yapma.
Onu yapma, Tom.
Lütfen panik yapma.
María, çocukluk yapma!
Bilmiyormuş gibi yapma. Sorumu doğru dürüst cevapla.
Aptal numarası yapma. Soruma doğru dürüst cevap ver.
O konuda şaka bile yapma.
Pişman olacağın bir şey yapma.
Kusura bakma, açıklama yapma konusunda kötüyüm.
Akşam yemeği için plan yapma.
Tom'a bunu yapma dedim.
Onu bir daha asla yapma.
Öğretmen Tom'a istediğini yapma izni verdi.
Rol yapma oyunlarıyla zerre kadar ilgilenmiyorum.
Bazı değişiklikleri yapma zamanı.
İleride pişman olacağın bir şey yapma.
Bunu yapma tarzını gerçekten seviyorum.
Gürültü yapma ya da dışarı çık.
Anlamıyormuş gibi yapma da sorularıma delikanlı gibi cevap ver.