Lernen Sie, wie man yaprak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispiele.
Bana bir kâğıt yaprak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Son yaprak düştüğünde, ben de gitmeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bana bir yaprak kağıt verin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu iki yaprak benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yaprak kağıdı ezerek top yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yaprak düşüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölü yaprak yeryüzüne düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuru bir yaprak yere düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir yaprak kadar solgundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom taslak defterinden bir yaprak yırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yaprak gibi titriyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yaprak sigarasını yaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölü bir yaprak su yüzeyinde yüzüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O ağaçta artık yaprak yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona bir yaprak kağıt verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom konuşmasını yaptığı zaman, anımsamak için ana başlıkların olduğu bir yaprak kullanırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağaçtan düşen bir yaprak gördün mü hiç?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir yaprak gibi titriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom defterinden bir yaprak yırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaprak bitleri yaprakları sarartıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O sonbahar rüzgardaki bir yaprak gibi dans etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonbahar rüzgarındaki bir yaprak gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir yaprak gibi titriyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yaprak gibi titriyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaprak düşüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yaprak hangi ağaç türünden?
Translate from Türkisch to Englisch
Yaprak üfleyiciler işitme kaybına neden olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
O yaprak gibi esiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaldırımın üzerinde bir yaprak tabakası yatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaprak topladım. Sonbahar gelmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Karım yaprak takvim tercih ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağaçtan yere bir yaprak düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Eşek yere işemiş ve sidiğin üstüne bir yaprak düşmüş. Sonra da yaprağın üzerine bir sinek konmuş ve demiş ki: "Bu deryaların kaptanı benim."
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor'da yaprak dökümü yaşanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Defterinden bir yaprak koparıp bir şeyler yazmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaprak döken ağaçlar yapraklarını sonbaharda döker.
Translate from Türkisch to Englisch