Lernen Sie, wie man yarış in einem Türkisch Satz verwendet. Über 71 handverlesene Beispiele.
Bir yarış arabası sürücüsü olmanın hayalini kurardım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yarış hakkında çok şey bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir yarış otomobili sürücüsü olmak için gerekenlere sahip değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla bir yarış yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben okula vardığımda yarış zaten bitmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yarış arabası sürücüsü olarak bir kariyeri sürdürmeyi ciddi olarak düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Gözde yarış oyunun nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Yarış için bir at eğitiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Favori yarış arabası sürücün kimdir?
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın üç millik bir yarış olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarış son dakikaya kadar devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarış bitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu şirketle sert bir yarış halindeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarış yavaş ve acele etmeden kazanılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman bir yarış arabası sürücüsü olmayı hayal etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hayatta büyük bir hırsı vardı. O bir yarış arabası sürücüsü olmaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu Dünya'da yarış atı bile olduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yarış öncesi gergindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yarış zaten kazanıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, bir yarış arabası pilotu olmayı hayal ediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarış yarın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir yarış arabası sürücüsüydü.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir çocukken dil yeteneğinin kaynağı olarak yarış atı isimlerini hatırlayarak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarış, bir milyona yakın bir kalabalık tarafından izlendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavaşla. Bu bir yarış pisti değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavaş ol, Bu bir yarış değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir kamu sokağı, bir yarış pisti değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Çoğu yarış atları safkandır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarış asla sona ermeyecek gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hayatta büyük bir tutkusu bir yarış arabası sürücüsü olmaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarış bisikletçileri bacaklarını tıraş ederler.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarış hakkında bir şey bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom birçok yarış kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölüm herkesin sonuncu bitirmek için çalıştığı bir yarış gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok zorlu bir yarış pisti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarış senin kazanabileceğini sanmıyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerika Birleşik Devletlerinde birçok yarış var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaç tane yarış kazandın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iyi bir yarış çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarış ucu ucunaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üst üste üç yarış kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üç yarış kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarış saat kaçta bitecek?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yarış güvercini yetiştiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ile bir yarış koştum.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes Tom'un yarış kazanacağını söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç ayaklı bir yarış için en az dört kişiye ihtiyacın var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kolay bir yarış değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç yarış kazandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir yarış kazanmadı.
Tom, Mary'nin yarış kazanmasına şaşırdı.
Başka bir yarış izlemek istiyorum.
Bir yarış daha izlemek istiyorum.
Başka bir yarış görmek isterim.
Bir yarış daha görmek isterim.
Yarış için bir atı eğitiyor.
Kalbim yarış etmeye başladı.
Ben hiç yarış kazanmadım.
Tom, Mary'nin yarış kazanacağını bildiğini söyledi.
Tom sadece bir yarış kazandı.
Tom bugün iyi bir yarış çıkardı.
Tom'un yarış kazandığı doğru mu?
Tom bir yarış arabası sürücüsü.
Tom'un bir yarış kazandığını gördün mü?
Tom, 2013'ten beri bir yarış kazanmadı.
Tom bir yarış pilotunun oğlu.
Tom, bir yarış arabası sürücüsü olmadan önce bir kamyon şoförüydü.
Sami'nin yarış motosikleti vardı.
Kimseyle hiçbir konuda yarış hâlinde değilim. Kimseden akıllı, kimseden güzel, kimseden iyi olmak gibi bir derdim yok. Kimse için "en" ya da "daha" değilim ve bu iddiasızlığın bana verdiği özgürlüğe hayranım.
Tom'la eve kadar yarış yaptık.
Yarış ne zaman bitecek?