Lernen Sie, wie man yaralanma in einem Türkisch Satz verwendet. Über 20 handverlesene Beispiele.
O, hastalık ve yaralanma ile zayıfladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Alkolle ilgili ölümün dört ana nedeni vardır. Araba kazalarından ya da şiddetten yaralanma biri, karaciğer sirozu, kanser, kalp ve kan sistemi gibi hastalıklar diğerleri.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı kürtajlarda kullanılan genişleme sırasında rahim boynu yaralanma nedeniyle, bir sonraki bebek düşük doğum ağırlığına sahip olabilir veya daha sonraki gebeliklerde doğal düşük olması daha muhtemel olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir yaralanma rapor edilmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaralanma veya rahatsızlığı önlemek için, vajinanın ilişkiden önce yağlanmış olduğundan emin olun.
Translate from Türkisch to Englisch
Fotoğraflardan bazıları ölüm ve yaralanma riski altında çekildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, araba kazasında iç yaralanma geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaralanma raporları yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir ciddi yaralanma bildirilmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç yaralanma bildirildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin bacaklarında hiçbir yaralanma yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
O nadir bir yaralanma değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sürü yaralanma yaşadık.
Translate from Türkisch to Englisch
Her iki yaralanma da ciddi kabul edilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami başından bir yaralanma yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Olayın ilk saatlerinde yaralanma bildirilmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Saldırıda hasar veya yaralanma bildirilmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaralanma veya tutuklanma bildirilmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Olaylarda yaralanma bildirilmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük bir yaralanma bile sizi öldürebilir.
Translate from Türkisch to Englisch