Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yaramaz"

Lernen Sie, wie man yaramaz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O, yaramaz bir çocuktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Havadan şikâyet etmen bir işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaramaz kız kaleminin sonunu çiğneme alışkanlığı içinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlara karşı çıkmak hiçbir şeye yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu ayakkabılar tırmanma için işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

İşe yaramaz şeyi atın.
Translate from Türkisch to Englisch

Kim bana" bir boka yaramaz" diyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Teklifiniz işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O şimdi öğle yemeğinde dışarıda olacak, bu yüzden hemen aramamız bir işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yaramaz bir çocuktum.
Translate from Türkisch to Englisch

John sahtekâr satıcının işe yaramaz bir makine parçasını alırken onu kandırdığını iddia etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O kitap işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Veri tamamen işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Pratiği olmayan teori işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom oldukça yaramaz bir çocuktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Sinirlenmeniz işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgisayarınıza bağırmak işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Keşke böyle işe yaramaz bir şey almasaydım.
Translate from Türkisch to Englisch

Keskin bir göz olmadan keskin bir bıçak işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

İşe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Kocam işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O benim için işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

İşe yaramaz hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun planları teoride her zaman kulağa hoş geliyor ama uygulamada işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar şu anda işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un işe yaramaz olduğunu biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitapları neredeyse işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Dökülen süt için ağlamak bir işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Zamanını o işe yaramaz kimse için boşa harcıyorsun!
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuğun yüzünde yaramaz bir sırıtma vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yaramaz değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm kaliteli elemanlarımız gitti, geriye böyle işe yaramaz olanlar kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Plan işe yaramaz mı diyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Sürekli koşuşturan yaramaz çocuklardan hiç hazzetmem.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi özür dilemen işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Cazibeniz burada işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklarım çok yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu anahtar bu kilitte işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Hatta denemek bile işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu internet sitesi işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sadece bir tembel işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tamamen işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap kesinlikle işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Denemek işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen yaramaz bir çocuksun.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaramaz çocuklara katlanamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaramaz oğul, babasını sevdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tek kelimeyle işe yaramaz biri.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yaramaz bir çocuktu.

Tom yaramaz, değil mi?

Yaramaz mıydın?

Artık düşünmeye devam etmek işe yaramaz.

Homeopati işe yaramaz.

Erkekler çok işe yaramaz.

Kelimesi kelimesine çeviriler işe yaramaz.

Ağzınla kuş tutsan da işe yaramaz.

Onlar işe yaramaz.

Tom işe yaramaz.

Sorunu daha fazla tartışmak işe yaramaz.

Bu her zaman işe yaramaz.

Bu bütünüyle işe yaramaz.

Pinokyo, seni yaramaz çocuk!

Tüm dualar işe yaramaz.

İtalyan televizyonu işe yaramaz.

O tamamen işe yaramaz.

Onun görüşü işe yaramaz.

O, yaramaz erkek çocuğunu kovalarken onun ayakkabılarından biri çıktı.

Bu dolma kalem işe yaramaz.

Yaramaz kız bir masum havası üstlendi.

O bütün çabalarını işe yaramaz buldu.

Eğer bunu bir ritmle yapmazsan işe yaramaz!

Ben işe yaramaz mıyım?

Her zaman korkan insanların işe yaramaz olduğunu düşünüyorum.

Bu işe yaramaz hale geldi.

Kendini gizlemen işe yaramaz.

Denediğin her şey işe yaramaz.

Yaramaz çocuklara tahammül edemiyorum.

Anlaşmak için onu ikna etmeye çalışmak işe yaramaz.

Tom'un planı işe yaramaz.

Ağlamak işe yaramaz.

Bu alet hiçbir şeye yaramaz.

Ben yaramaz bir çocuk muydum?

Bu benim için işe yaramaz.

Bir dua, iman olmadan işe yaramaz.

Issız bir adada para işe yaramaz.

Polis bize köprünün işe yaramaz olduğunu söyledi.

Benim kumbaram benim yaramaz kız kardeşim tarafından kırıldı.

O, yaramaz çocuğa sinirlendi.

O zamazingo işe yaramaz.

O zımbırtı işe yaramaz.

Bu çocuk çok yaramaz.

O yaramaz.

Tom yaramaz bir çocuk.

Yaramaz çocuklar arkadaşına kızın saçını çekmesi için gaz veriyorlar.

Tom böyle bir yaramaz.

Tom genellikle bu durumlarda işe yaramaz.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch