Lernen Sie, wie man yarası in einem Türkisch Satz verwendet. Über 31 handverlesene Beispiele.
Tom hastaneden serbest bırakıldı, ama ateşli silah yarası hâlâ iyileşiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarası önemsizmiş gibi asker devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom herhangi bir yarası var gibi görünmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un karnındaki kurşun yarası yüzünden kanaması vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarası olan gocunur.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yarası kanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun iç yarası olmadığından emin olmak için doktor Tom'u muayene etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yarası ciddi görünmüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yarası ciddi olarak düşünülmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Adli tabip cesetlerden herhangi birinde herhangi bir ateşli silah yarası bulmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bir sırt yarası var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin sağ kolunda bir kurşun yarası fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölüm nedeni bir kurşun yarası gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yarası onu iş için alıkoydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sağ bacağında bir yarası var.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis onun kafasına kendi açtığı kurşun yarası gibi göründüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
O onun yarası ile ilgilenen kişi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yarası onu felçli bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Patlama yarası çok derindi ve enfeksiyon için muayene edilmesi gerekiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary hemşire değildi ve Tom'un yarası enfekte oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom daha sonra yarası nedeniyle öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl'ın göğsünde iki kurşun yarası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl'ın yirmi tane giriş ve çıkış yarası vardı ama yine de hayatta kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla'nın sırtında birden fazla izmarit yarası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla'nın sağ bacağında bir yarası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Saminin göğsünde bir bıçak yarası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin enfekte bir yarası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Göğsünde üç kurşun yarası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yarası enfeksiyon kaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kurşun yarası aldınız mı?
Translate from Türkisch to Englisch