Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yaratan"

Lernen Sie, wie man yaratan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 21 handverlesene Beispiele.

Ontario Sansür Kurulu 1980'de Günter Grass'tan uyarlanmış "Teneke Trampet" filmini yasakladı ama medya bu yasağı saçma buldu ve hatta Canadian Broadcasting Corporation (CBC) sorun yaratan görüntüleri o gece ülke çapında ulusal haberlerde gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Moskova’da kendi elleriyle bir mucize yaratan genç bir Kırgız kadın, Dağıstanlıları şaşırttı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dağıstanlılar, Moskova'da kendi elleriyle bir mucize yaratan Kırgız bir kız yüzünden şaşırıp kaldılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün farkı yaratan Güneş'tir.
Translate from Türkisch to Englisch

O fark yaratan şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch

Güçlük yaratan biri terk etmeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Farkı yaratan karakterdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Farkı yaratan kısım işte bu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün farkı yaratan buydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni yaratan, cennetin babası Tanrı'yı seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün dünyada var olan sorunlar onları yaratan düşünce düzeyiyle çözülemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaratan, terbiye eden ve bağışlayan Allah'ın ismi ile sözüme başlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyayı ve içindekilerin tümünü yaratan, yerin ve göğün Rabbi olan Tanrı, elle yapılmış tapınaklarda oturmaz. Herkese yaşam, soluk ve her şeyi veren kendisi olduğuna göre, bir şeye gereksinmesi varmış gibi O'na insan eliyle hizmet edilmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeri göğü yaratan RABden gelecek yardım. O ayaklarının kaymasına izin vermez, Seni koruyan uyuklamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yargı reformu özellikle endişe yaratan bir konu.
Translate from Türkisch to Englisch

Özellikle endişe yaratan bir sektör tarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Küfür etmeden küfür etkisi yaratan bir cümle söyler misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Deniz veganlığı kuşku yaratan bir beslenme biçimi.
Translate from Türkisch to Englisch

William, tekstil endüstrisinde devrim yaratan vizyoner bir liderdi.
Translate from Türkisch to Englisch

William günlük sorunlar için yenilikçi çözümler yaratan yetenekli bir ürün tasarımcısıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Cezayir'in ekonomik geleceği hakkında belirsizlik yaratan birçok şey var.
Translate from Türkisch to Englisch