Lernen Sie, wie man yargı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 24 handverlesene Beispiele.
İnsanlar diğerlerine ön yargı ile bakmak eğilimindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bana dediği gibi Esperanto'nun iki düşmanı var, bilgisizlik ve ön yargı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ateistler yargı gününde hak ettikleri cezayı alacaklar.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayvanlara karşı bir ön yargı olmasaydı Darwin bu kadar tepki görmezdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yargı kararını duyunca çok üzüldüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman iyi yargı gösterir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yargı günü geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yargı her iki taraf için de çok adildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Karısının ikinci kuzeni Yahudi yargı meclisinin üyesiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sizin yargı alanınızın dışındadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yargı ve hüküm farklı şeylerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bağımsız yargı, işleyen bir demokrasinin olmazsa olmazlarındandır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali yine yargı dağıtıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk da, yargı da devlet bütünlüğünün ve yurtta barışın emrindedir. Devletin ve ülkenin bütünlüğüne muhalif bir hukuk ve yargı, dünyanın hiçbir yerinde olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
İç yargı sistemi onlardan çok şey öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yargı reformu özellikle endişe yaratan bir konu.
Translate from Türkisch to Englisch
Aynı düzenleme yargı için de planlanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yargı mevkilerine adaylıklar sürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kosova'daki yargı reformu bunlarla başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yargı sistemi hâlâ sağlıksız.
Translate from Türkisch to Englisch
Liste polis ve yargı kurumlarına iletildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yargı kararı temyize götürülemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Yargı yoluna başvuracağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Yav önce bir defa, şu anda hakkında açılan davalar var. Sen bu davalarda bir defa sanık konumundasın, bunlardan bir kurtul; ve yargı mensubu kararlarıyla konuşur, şovmenlik yapmaz.
Translate from Türkisch to Englisch