Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yatak"

Lernen Sie, wie man yatak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bu ev yakında, iki yatak odası ve bir oturma odası var, ve dekorasyonu kötü değil; ayda 1500.
Translate from Türkisch to Englisch

Yatak yapılınca uyunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Apartman dairesinin üç yatak odası var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Yatak odamda her şey siyah ve beyazdır.
Translate from Türkisch to Englisch

O üst kata yatak odasına gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Boston'un varoşlarında üç yatak odalı bir evde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yatak odaları üst kattadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yatak odasını yeniden dekore etmeyi planlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendini yatak odasına kapadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yatak odası tam yukarıda.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yatak odası kapısı kapalıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yatak odasındaki akvaryumda yüzen tropik balıklara bakarak oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tek yatak odalı bir apartmanda yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yatak odasında büyük bir dolabı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yatak odası dolabını temizledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Polisler Tom'un yatak odası penceresinin dışında herhangi bir ayak izi bulamadılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom odasındaki yatak yapılmamıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yatak odanı paylaştığın kıza ne oldu?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un kendi yatak odası vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Üst katta dört yatak odamız var.
Translate from Türkisch to Englisch

Yatak odasında bir gürültü duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

En büyük yatak odası güneye bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yatak üstünde uyunmayacak kadar çok serttir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yatak odamın penceresi için dantel perdeler aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

O onun bağırdığını duydu, bu yüzden onun yatak odasına koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yatak sağlam gözüküyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi bir yatak hiç yatak olmamasından daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Evde kendi yatak odam var.
Translate from Türkisch to Englisch

Yatak çok yer kaplar.
Translate from Türkisch to Englisch

Yatak odanda kimse yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Kız kardeşimle bir yatak odasını paylaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Üç yatak odalı bir evde yaşıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Sessizce yatak odama gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Dedim ki burası toplantı odası, yatak odası değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yatak odası ayırtmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün yatak odanı temizleyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Evde boş bir yatak odası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kendi yatak odasında hıçkırarak ağladığını duyabiliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yatak odasını temizlememe yardım eder misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Başka bir yatak için odada yer yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni bir yatak alması için onu ikna ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yatak soğuk.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yatak ağır.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim kendi yatak odam var.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim yatak odam örümceklerle dolu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu benim yatak odam.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kendine ait büyük bir yatak odası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Misafir yatak odasını kiraya verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yatak 120 euro!
Translate from Türkisch to Englisch

Evde kaç tane yatak var?

Odamda iki tane yatak var.

Yatak çok konforlu.

Yatak çok rahat.

Bu yatak uyumak için çok sert.

Üç yatak odası, bir mutfak, bir yemek odası, bir oturma odası ve bir banyosu var.

Yatak odan hariç her odayı temizledim.

Bu, Tom'un yatak odası.

Tom kendini yatak odasına kilitledi.

Tom sessizce yatak odasına girdi.

Tom'un Boston'da mütevazı iki yatak odalı bir evi var.

Bu Tom'un yatak odası mı?

Tom ve Mary iki yataklı bir oda ayırttı fakat otele vardıklarında sadece bir yatak vardı.

Tom yatak odası kapısını çarparak kapattı.

Tom yatak odası kapısını sessizce kapattı.

Tom yatak odası penceresinden dışarı atladı.

Tom sözde yatak odasını temizliyor.

Tom yatak odasına koştu ve kapıyı kapattı.

Tom'un yatak odasında gitar çaldığını duyabiliyorum.

Bu çok sert bir yatak.

Yatak odanda bir tv var mı?

Onlar evli olsalar bile ayrı yatak odalarında uyuyorlar.

Yatak odasını hemen terk etmemi emretti.

Yatak odam çok küçük.

Tom yatak yanı lambasını kapattı.

Evin bir yemek odası, bir yatak odası ve bir çalışma odası var.

Tom yatak altına saklıyor.

Tom'un evinin yalnızca tek yatak odası var.

Evimin iki yatak odası var.

O, yatak odasını erkek kardeşiyle paylaşmalıydı.

Burası senin yatak odan.

Tom yatak odasına geri döndü.

Tom, bitişik yatak odasına baktı.

Aimee yatak odasında giyiniyor.

Hayalimdeki evin iki yatak odası var.

Kapı, yatak odasına açılıyor.

Tom yatak odasını düzeltti.

Tom onun yatak odasına gitmememi söyledi.

Tom yatak odası pencerelerini açtı.

Tom daha gençken bir yatak odasını erkek kardeşi ile paylaşmak zorunda kaldı.

Yatak odamda bir masam yok.

İstiyorsanız ekstra yatak odasında kalabilirsiniz.

O yatak dışarıda havalandırılmalı.

Kaldığım oteldeki yatak çok yumuşaktı.

Tom yatak odasına gitti.

Hemşireler yatak yaralarını önlemek için düzenli olarak hastayı çevirdi.

Tom kendini yatak odasında kilitledi ve ışığı kapattı.

Bu yumrulu yatak üzerinde uyuyamam.

Bu çirkin sarı bana senin yatak çarşafı rengini hatırlatıyor.

Yatak odan nerede?

Tom'un yatak odası benimkinden daha temizdir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch