Lernen Sie, wie man yatan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 37 handverlesene Beispiele.
Tom sokakta yatan bir ayyaşı fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sokakta yatan bir sarhoşu fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Altın bir yatakta yatan zengin bir adam var.
Translate from Türkisch to Englisch
Parkta kiraz ağacının altında bankta yatan genç bir adam gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Otun üstünde yatan köpek benimdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çimde yatan vahşi hayvanları görebiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
İtle yatan bitle kalkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yerde yatan bazı kitaplar gördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerde yatan bir şey var.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerde yatan bir şey vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis memuru yerde yatan bedenin bir nabzı olup olmadığını görmek için kontrol etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar sokakta yatan bir sarhoş gördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary herkesle yatan bir kadındır.
Translate from Türkisch to Englisch
Körle yatan şaşı kalkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen sokakta yatan bir sarhoş gördün.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sokakta yatan bir sarhoş gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Erken yatan ve erken kalkan insanlar uzun süre yaşarlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yan yatan bir araç geçişi engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bay Hill'in evinin önünde yatan büyük bir köpek gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar yerde yatan bir sarhoş gördüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yolda yatan bir sarhoş gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yerde yatan, kurşun yaraları kanayan iki adam gördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Olayların altında yatan nedenleri öğrenebilen kişi mutludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bay Hill'in evinin önünde yatan dev bir köpek gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Köpekle yatan pireyle kalkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Komşusu açken tok yatan bizden değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Komşusu açken tok yatan inançlı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kış uykusuna yatan hayvanlar hangileridir?
Translate from Türkisch to Englisch
Planın ardından yatan mantık tam olarak nedir ve Yunanlıları uzun vadede nasıl etkileyecektir?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu katı bilişsel uyumsuzluğun arkasında yatan etmenler nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Yıldız kayınca dilek tutma olayının altında yatan şey ne?
Translate from Türkisch to Englisch
Saldırının altında yatan neden hâlâ netlik kazanmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dikkat dağınıklığı birçok öğrencinin başarısızlığının altında yatan temel neden.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendi tokken komşusu aç yatan bizden değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yatan, kalk!
Translate from Türkisch to Englisch
O, kızını yetiştirmeye layık olmayan, önüne gelenle yatan bir anne olarak algılanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Doktor, uykusuzluğumun altında yatan sebebin anksiyete olduğunu söyleyerek bana her akşam almam gereken bir anksiyete ilacı verdi.
Translate from Türkisch to Englisch