Lernen Sie, wie man yavru in einem Türkisch Satz verwendet. Über 78 handverlesene Beispiele.
Muhabir: Ona bir yavru kedi mi almıştınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Haftalardır yavru köpeğimi arıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni bir yavru köpeğin var. O yaklaşık 12 haftalık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bir yavru köpek satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary Tom'un ona verdiği yavru köpeği beğenmediğinde, Tom çok fazla şaşırmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Parkta dolaşırken, bir yavru kuş buldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben çocukken yavru bir köpeğim vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavru kedi ağaçtan inemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dedem ve ninem yavru kediye her gün bolca süt verdi ve kedi kısa sürede büyüyüp semirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavru her gün gittikçe daha da büyüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen gidince yavru kedine bakacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavru kedi uyumak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıcak havalarda sadece erkek yavru doğuran timsahın da doğuracak dişiler olmayacağı için nesli tükenebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden sık sık yavru güvercinler görmediğimizi hiç merak ettiniz mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç yavru güvercin gördün mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Sen yokken yavru kedinle ilgileneceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavru hayvanlar sevimliler.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavru köpek çok üzgün gözlerle ona baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavru kedi yağmurdan saklanmaya çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem bize bir yavru köpek satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir dişi yavru mu yoksa erkek yavru mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Yavru köpeğiniz için bir isim üzerinde karar verdiniz mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Yavru köpeğin tek iyi gözü benimseme için yalvarıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yavru köpek ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yavru penguen çok sevimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavru köpek elimi ısırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yavru tavşan tuzağa yakalanmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece katı kalpli biri şu zavallı yavru kediyi bu soğukta sokağa terk edebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavru kediler sevimli ve arkadaş canlısıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem bize bir yavru köpek alacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Noel için bir yavru köpek aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim kızım bir yavru kedi istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük bir kız yavru bir kediyle yanıma oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavru kedi yağmurda oynuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavru kedi kestiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Aç yavru köpek sokakta havlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Orada bir yavru kuş vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Keşke bir yavru köpek alsaydık bunun yerine.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bize bir yavru köpek sattılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yumurtadan yeni çıkmış yavru kuşlar çok tüylü idi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary yetim kalmış yavru bir kediyi kurtardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavru horoza dikkat edin. O ısırır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ah! İki yavru kuş, soğuktan ölmüş.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim yavru köpeğim öldü ve ben berbat bir şekilde üzgünüm.
Translate from Türkisch to Englisch
O yavru köpeğini sever. Onun yavru köpeği gerçekten çok güzel.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yavru köpeğine Cookie adını verdi.
Yavru köpekler annelerine doğru sokuldu.
Bir yavru dil başka bir dilden iner - örneğin Hintçe Sanskritçe'nin bir yavru dilidir.
Bir yavru köpek satın alıyorum.
Tom'un kedisinin dokuz yavru kedisi vardı.
Ben bir yavru köpek aldım.
Yavru kediler meraklıdır.
Tom yavru kedileri sever.
Motor bir yavru kedi gibi mırıldıyor.
Yavru kuşun yuvadan düştüğünü sanıyorum.
O sadece bir yavru timsah.
Yavru kedi öldü.
Yavru kedi topla oynuyor.
Yavru kedimi görmek istiyor musun?
Sami'nin köpeği bir sürü yavru doğurdu.
Bu yavru karabat çok sevimli.
Kendini leyleğin attığı yavru gibi hissediyordu.
Tom yavru köpeği kurtardı.
Sonunda başka bir yavru kedi seçti.
Ali yavru vatana gitti.
Doğum gününde yavru kedi alınmış.
Doğum gününde yavru köpek alınmış.
Beş yaşındaki oğluna doğum gününde yavru köpek aldı.
Doğum gününde yavru köpek istediğini söylüyor.
Bu bir yavru Güney Afrika antilobu.
Yavru devem var.
Yavru kedi bacaklarımın arasında uyuyor.
Yavru kedileri severim.
Tom yavru kedinin fotoğrafını çekti.
Sami bu yavru köpeği yanına alamaz.
Yuvadan aşağı düşmüş bir yavru kuşu kurtardık.
Yavru köpeğiniz çok sevimli.
Tom yavru kedi satın aldı.