Lernen Sie, wie man yazın in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Yazın güney İspanya'da hava çok sıcaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen cevabı bu kâğıt parçasına yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın, sıcaklık otuzla kırk santigrat arasında değişkenlik gösterir.
Translate from Türkisch to Englisch
"Fakat sadece yazın buraya geliyorsun."dedi Tony.
Translate from Türkisch to Englisch
El yazın benimkine benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Adınızı ve adresinizi yazın, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu faturayı benim hesabıma yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok iyi bir el yazın var.
Translate from Türkisch to Englisch
Çek miktarını hem rakamla hem de harflerle yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın insanlar denizi tercih ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir plaja yakın yaşıyor, bu yüzden yazın neredeyse her gün yüzmeye gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yazın yüzmeye gitmeyi sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen açık ve doğru bir şekilde posta adresi yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Adınızı buraya yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şeyden önce, adınızı yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu kurşun kalemle yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın nasıldı?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yazın yüzerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu benim oda hesabına yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona derhal yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğum tarihinizi buraya yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Her satırı yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tükenmez kalem ile yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Buraya yazın lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen adınızı yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen yakında tekrar yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir Anadolu köyünde yazın söğüt gölgesinin altında uyumak ne kadar huzur vericidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın günler daha uzun.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın et çabuk kötü olur, eti buzdolabında saklamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın, hava çok nemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın, yumurtalar çabuk bozulur.
Translate from Türkisch to Englisch
Her kelimeyi yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın hava burada çok sıcak.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın Japonya sıcak ve aşırı nemli.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın bile hava orada soğuktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Adınızı büyük harflerle yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen ev adresinizi yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın Hokkaido'ya gidiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen adınızı bir kurşun kalemle yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün eşyalarınıza adınızı yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın, insanlar plaja gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın hava burada çok nemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın, açık hava sporlarını severiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece soyadınızı büyük harflerle yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gölet yazın bile kurumaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın favori içeceğin nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın her sabah banyo yaparım.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın burada çok yağmur yağma eğilimi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kağıdın alt kısmına adınızı yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın sık sık plajda yüzmeye giderim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın, sık sık nehirde yüzeriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen onu yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın, yumurta çabuk bozulur.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazın suyu idareli kullan.
Küçük kardeşim yazın her gün yüzer.
Lütfen bu kitaba isminizi yazın.
Burada hava yazın çok nemli.
Bunu yazın.
Onu yazın.
Senin el yazın çok güzel.
Yazın nem yüksektir.
Yazın tatile giderim.
Yazın neredeyse her gün yüzerim.
Geçen yazın büyük bölümünde Boston'daydım.
Yazın kısa kollu gömlek giyerim.
Bir parça kağıdın üzerine, yanınızda oturan kişi hakkında hoşlandığınız bir şey yazın lütfen.
Yazın burası çok sıcak.
El yazın çok güzel.
Bu senin el yazın, değil mi?
Yazın Fransa'ya gideceğim.
Kırlangıç kuşu yazın habercisidir.
Yazın pamuklu gömlekler giyerim.
Japonya yazın sıcak ve nemlidir.
Okul yazın kapanır.
İnşallah, yazın tatile gelecek.
Tom yazın çıplak olarak uyur.
Makine yine aynı hatayı yaparsa, firmasına yazın.
Bu sıklıkla yazın oluyordu.
Bir sayfa kağıt alın ve yazın!
Yazın o ne yapar?
Doğum tarihinizi yazın.
Sen hiç yazın bir burun kanaması yaşadın mı?
İngiltere'de yazın güneş saat 4 gibi doğar.
En az 250 kelime yazın.
Aşağıdaki konu hakkında yazın.
Yazın nasıl gidiyor?
Yazın yumurtalar çok çabuk bozulur.
El yazın gerçekten çok güzel.
İtalya'nın sahilleri yazın kalabalıktır.
Bir soru yazın.
Yazın pamuklu giysileri giymeyi severim.
Lütfen buraya adınızı yazın.
Lütfen isminizi buraya yazın.
Söylediklerimi yazın lütfen.
Biz yazın deniz kenarına gideriz.
Biz genellikle yazın kışın olduğundan daha yoğunuz.
İnsanlar yazın genellikle buralarda ne yapar?
Venedik'teki San Marco meydanı yazın hep turist kaynıyor.
Senin el yazın neredeyse okunaksız.
Biri sana yardım etmek için zahmete katlandığında bir teşekkür notu yazın.