Lernen Sie, wie man yazan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 57 handverlesene Beispiele.
Bu kitabı yazan adam bir doktor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bu otelin adresini yazan bir kart verebilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kompozisyon yazan kız Nancy'dir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu iki mektubu yazan kimdi?
Translate from Türkisch to Englisch
Yazan şeyi okuyamadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mektubu yazan kişi ben değildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim Kardashian’dan herkesin haberi var, ama önemli bir buluş yapan bir bilim adamından, harika bir kitap yazan genç bir yazardan hiçbirimizin haberi yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu raporu yazan kişinin Tom olduğunu sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O mektubu yazan kişi benim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom aslında mektubu yazan kişiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gerçekten mektubu yazan kişiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
O berbat broşürü yazan değil miydin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yazan kişi sen miydin?
Translate from Türkisch to Englisch
O kitabı yazan kişi hem mizah hem de ince espriye sahiptir, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım bu mektubu yazan Tom olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un konuşmasını yazan kişi benim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yazan sen misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yazan siz misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yazan ben değildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hikayeyi yazan kişi Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kadar güzel bir şekilde Çince yazan birini bulmak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
O raporu yazan kişi sen misin?
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan, kitaplar yazan tek hayvandır.
Translate from Türkisch to Englisch
O yazıyı yazan kişiyle aynı liseye gittim.
Translate from Türkisch to Englisch
En iyi yazan çocuk ödülü kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Almanca, bütün isimleri büyük harfle yazan tek dünya dilidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kitabı yazan adam bir doktordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Biyografisini yazan kişi ona harika bir adam dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınıfta mektubu yazan o kişi benim arkadaşım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu notu yazan Tom olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece söylediğim şarkıyı yazan kişi Tom değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mektubu yazan kişi ben değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom az önce söylediğim şarkıyı yazan kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kere yazan iki kez okumuş olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yazan kişi sen değil misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yayıncı için yazan gazeteciler tarafsız değiller.
Translate from Türkisch to Englisch
Başkaları için kitaplar veya konuşmalar yazan bir yazar için isim nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, bu hikayeyi yazan kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
O mektubu yazan kişinin ben olduğumu inkar ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mektubu yazan kişi siz misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hikayeyi yazan kişi Tom değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu hikayeyi yazan kişi değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yazan Tom değilse, kim o zaman?
Translate from Türkisch to Englisch
Sami Kuran'da yazan her şeyin mantıklı olduğunu fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir ifadenin yaygın olarak benimsenen yanlış hâlini kullanmak, sözlükte yazan doğrusunu kullanmaktan daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Türlerin Kökeni'ni yazan kişi Darwin'dir.
Bunu yazan sen değil miydin?
Tom bunu yazan mıydı?
Mektubu yazan bendim.
Bu mektubu yazan ben değilim.
Bunu yazan tosun, okuyana kosun.
İntihar edecek olsan bırakacağın notta yazan son cümle ne olurdu?
Tom üstünde "Hoş geldiniz" yazan bir paspas aldı.
Okuma bilmeyip yazan; odur dünyayı bozan.
Bu hikayeyi yazan kişi ben değilim.
Bunu yazan tosun çevirene kosun.
Bu kitabı yazan kişi hiç Rusya'ya gitmemiş.