Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yeşil"

Lernen Sie, wie man yeşil in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Renksiz yeşil fikirler öfkeli uyur.
Translate from Türkisch to Englisch

Renksiz yeşil fikirler öfkelice uyur.
Translate from Türkisch to Englisch

Renksiz yeşil fikirler öfkeli bir şekilde uyur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tony yeşil tarlalar ve küçük, sessiz köyler gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Sahada yeşil çimler var.
Translate from Türkisch to Englisch

Sahada yeşil çim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Claude; sınıfımda klorofil dolayısıyla yeşil tenli olan ototrofik bir çocuk, ayın ormanlaşmasını hayal ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil bir elbise giydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yeşil gözleri ve açık kahverengi saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Hint bayrağına üç renkli bayrak denir, çünkü safran, beyaz ve yeşil, üç renkli çizgileri var.
Translate from Türkisch to Englisch

O kırmızı kravat takım elbisene uymuyor-Niçin yeşil olanını takmıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaçlar yeşil.
Translate from Türkisch to Englisch

O asla yeşil giymez.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil giyinmiş, o uzun boylu sarışın kızın kim olduğunu biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil size uyar.
Translate from Türkisch to Englisch

İnekler; uzun, yeşil çimenlerin arasından çok yavaşça hareket ediyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil size uyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil çatılı ev benimki.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz güzel yeşil bir vadi boyunca gezdik.
Translate from Türkisch to Englisch

Klas ve farklı olmak için Hawaii tişörtümü ve yeşil şortumu giymeyi tercih ettim, ama çabucak beyaz gömlek ve siyah pantolona alıştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tabakta bir parça piliç, bir patates ve biraz yeşil bezelye vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Parktaki çim yeşil ve güzel.
Translate from Türkisch to Englisch

Parktaki yeşil yapraklar göze hoş geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil Alice'e uyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil Alice'e yakışır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yeşil ışık açık.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil biberleri severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yeşil gözleri ve açık kahverengi saçları var.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yeşil biberlerden nefret ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O yeşil bir elbise giymişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Karısının yeşil noktalarla kaplanmış yüzünü görünce kalp krizi geçirdi. Katil salatalığın bir kurbanı daha!
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil kırmızı ile gitmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil Alice'in üstünde iyi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Çit yeşil boyalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yeşil çay istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bana yeşil gömleği gösterin.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil biberi çok severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik ışığı yeşil yandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bütün duvarları yeşil boyadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben köpeğimi her zaman büyük yeşil torba içinde gelen köpek maması ile besledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun gözleri yeşil.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün yeşil bir kanepe aldım, ama kapıdan sığdıramadım, bu yüzden geri iade etmek zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil bir alan güzel bir alandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok koyu bir yeşil çay içti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yeşil bir şapka giydiğini hatırlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil fasulyeyi çiğ yemek mümkündür.

Göl yeşil tepelerle çevrilidir.

Işık yeşil olana kadar bekleyin.

Biz her gün taze yeşil salata yeriz.

Bu armut yeşil.

Hangi rengi tercih edersin, mavi mi yoksa yeşil mi?

Yeşil butona bas ve ışık yanacaktır.

Onun yeşil gözleri var.

Yeşil gözleri var.

Masa yeşil.

Yeşil gömleği bir görebilir miyim?

E vitamini bakımından zengin gıdalar koyu yeşil yapraklı sebzeler, fasulye, sert kabuklu yemişler ve tam taneli hububatları içermektedir.

Yeşil çay içer misin?

Bir yeşil çay, lütfen.

Yeşil, benim en sevdiğim renktir.

Bu çay yeşil çay olarak bilinir.

Yeşil arabada komutan yalnız mıydı? Komutanın yanında kim vardı? O ne zaman dönüyor?

Tom yeşil fasulyeyi sevmez.

Yeşil elmaları yedim.

Onlar yeşil değil.

Yeşil bir muz, yenecek kadar olgun değildir.

Bu armut yeşil mi?

Burada bir yeşil alan vardı; şimdi bir süpermarket var.

Bu yeşil bir balıktır.

Yeşil rengi, çim ile ilişkilidir.

Yeşil biberleri hiç sevmedim.

Yeşil çayı seviyorum.

Yeşil lamba yanıyor mu?

Hangisini seversin, yeşil çay mı yoksa siyah çay mı?

Komşunun çimenliği daha yeşil.

Tom yeşil arabanın arkasına gizlendi.

Bulduğum elma yeşil.

Tom'un yeşil gözleri var.

Hiçbir şey yeşilin kendisinden daha yeşil değildir.

Turuncu bir tişört ve yeşil pantolon giyiyorum.

Döşemede yeşil tonlar hakimdi.

Yeşil bitkiler fotosentez yaparlar.

Büyük ağaç yeşil değildir.

Bu yeşil bir elmadır.

Şu yeşil arabanın arkasında, kırmızı bir römork takılı.

Muzlar hâlâ yeşil.

Trafik lambası yeşil.

Ben akşam yemeğiyle birlikte genellikle yeşil çay içerim.

Millie'nin yeşil gözleri var.

Yeşil elbisenden lekeyi çıkaramadım.

Yeşil bir bornoz giyiyor.

Üç elbise kazandım, biri beyaz ve ikisi yeşil.

Tom yeşil kart almaya çalışıyor.

O hiçbir zaman yeşil giymiyor.

Emily'nin yeşil gözleri mi var?

Yeşil çayı severim.

Yeşil çayı sevmem.

Yeşil çay içemem.

Yeşil kuşu besledim.

Tom yeşil biberden nefret eder.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch