Lernen Sie, wie man yediler in einem Türkisch Satz verwendet. Über 59 handverlesene Beispiele.
Benim için sürpriz oldu, onlar eti çiğ yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary üç yüz yaşındaki bir restoranda yemek yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar daha sağlıklı gıdalar yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzlerce asker kamp ateşlerinin etrafında sessizce yemek yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Masaya bir miktar kurabiye koydum ve çocuklar onları hemen yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar Şükran Gününde hindi yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı insanlar sıçanları yakaladılar ve onları yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Konuklar yemek yediler mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary tek başlarına bütün pastayı yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklar tatlı için çikolatalı puding yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Birlikte öğle yemeği yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar zaten yemek yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary öğle yemeğini dışarıda yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar alışveriş merkezine gittiler, orada yemek yediler ve bir film izlediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplantıdan önce akşam yemeği yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Sessizlik içinde yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bütün pastayı yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Dışarıda yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tırtıllar lahanayı yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar iştahla yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary, Chicken Kiev'de yemek yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary filmi izlerken patlamış mısır yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary sessizce yemek yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar yediler ve içtiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar yemek yediler ve şarap içtiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary aynı Meksika restoranında yemek yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar restoranda yemek yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerliler onun kalbini yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary, İkea restoranında öğle yemeği yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar peynir ve kraker yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar yediler ve şampanya içtiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary gravlax yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Yoksul köylüler patates yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Yediler mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Uçurumun üstünde salata yediler, ancak yürüyüş sırasında hastalandılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar balık yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary birlikte güzel bir akşam yemeği yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami ve Leyla birlikte güzel bir akşam yemeği yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami ve Leyla birlikte akşam yemeği yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami ve Leyla, Kahire'de öğle yemeği yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Dayak yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar birlikte yemek yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Balık yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary, Sevgililer Günü'nde mum ışığında akşam yemeği yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary, Sevgililer Günü'nde mum ışığında romantik bir akşam yemeği yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary kafeteryada birlikte öğle yemeği yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary kafeteryada beraber öğle yemeği yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary zaten akşam yemeğini yediler.
Tom ve Mary birlikte akşam yemeği yediler.
Tom ve Mary, pahalı bir restoranda bir akşam yemeği yediler.
Hem Tom hem de Mary bizimle öğle yemeği yediler.
Kafayı yediler.
Tom ve Mary beraber öğle yemeği yediler.
Jean ve Janine domates yediler.
Onlar et yediler.
Tobias ve İsabella akşam yemeklerini yediler.
Akşam yemeği yediler.
Tırtıllar ağacın yapraklarını yediler.
Onu yediler.