Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yemek"

Lernen Sie, wie man yemek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bu yemek.
Translate from Türkisch to Englisch

Yemek henüz hazır değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yemek istiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

O çok iyi yemek yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

O iyi yemek yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Yemek yedikten sonra dişlerimi fırçalarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalışmak istemeyen, yemek de yemesin.
Translate from Türkisch to Englisch

Hazır yemek yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Yemek yemek isteyen başka birisi var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Ailesi için yemek pişirmekten keyif alır.
Translate from Türkisch to Englisch

Emek yoksa yemek de yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Emeksiz yemek olmaz!
Translate from Türkisch to Englisch

Bir Dapanji yemek istiyorum!
Translate from Türkisch to Englisch

Acele bir yemek yedik ve hemen ayrıldık.
Translate from Türkisch to Englisch

Oturma odası yemek odasına bitişiktir.
Translate from Türkisch to Englisch

Öfkeli isen tartışma ve tok isen yemek yeme.
Translate from Türkisch to Englisch

O, iyi yemek pişiremez.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatlı bir şey yemek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Lidia; Magdalena, Ania, Piotr ve Lech'e biraz yemek pişirebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch

O, yemek pişirmede oldukça bilgisizdir.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar bazen yemeleri gerekenden daha fazla yemek isterler.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim benim yediğimin iki katı kadar yemek yiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sonunda, biz, o eski püskü lokantada yemek yemeyi sona erdirdik.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerçek yemek yeme yerine, sadece tüm gün abur cubur yedik.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir günde 1800 kalorilik yemek yeme yeterli midir?
Translate from Türkisch to Englisch

Her gün bir diş sarımsak yemek sağlığınız için yararlı mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch

Öğünler arasında yemek yeme sağlığınız için gerçekten zararlı mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch

Yumurta sarısı yemek gerçekten o kadar sağlıksız mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Balık yemek eskiden olduğu kadar şimdi sağlıklıklı mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch

Her gün balık yemek sizin için zararlı mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Sizin için balık yemek faydalı mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Sağlıklı yemek daha pahalı mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch

Daha az et yemek iyi bir fikir midir?
Translate from Türkisch to Englisch

Karaciğer yemek sizin için kötü mü?
Translate from Türkisch to Englisch

Yemek tarifine devam etmeden önce malzemeleri kaynatın.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary annesinin yemek pişirmesine yardımcı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yemek yemek için dışarı gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işle o kadar doluydu ki yemek yemeyi unutacaktı.
Translate from Türkisch to Englisch

O her gün, dışarıda yemek yerdi, ancak şimdi buna gücü yetmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendi başına yemek istediğine karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz cuma günü bir yemek için dışarı çıkıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle pahalı bir restoranda yemek yemeye gücüm yetmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Evin bir yemek odası var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Sevdiğiniz yemek hangisi?
Translate from Türkisch to Englisch

O yemek sadece kutsaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu yemek zorunda değilsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yemek zorunda değilsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu mantar yemek için iyi değil.
Translate from Türkisch to Englisch

İşte sık sık yemek yediğim restoran.

Babam yarın sabah bana lezzetli bir yemek pişirecek.

Kadınlar bir erkekle yemek yerken daha hafif yemekler yerler.

Ağız yaram ağrıyor, bu yüzden gerçekten yemek yiyemiyorum.

Çoğu kişi yağla yemek pişirmek yerine tereyağıyla yemek pişirmeyi tercih eder.

Ben bir Dapanji yemek istiyorum!

Tom yüksek proteinli olmalarına rağmen solucanları yemek istemiyordu.

Eğer henüz yemek yediysen, yüzmesen iyi olur.

O günlerce yemek yememiş olabilir.

Biz iki Amerikalı erkek ve iki Alman bayanla akşam yemeği yemek için çıktık.

Haftada bir kez yemek pişirme dersleri alır.

Yemek için yaşıyorum, ve yaşamak için yemiyorum.

Gitmeden önce yemek yemeği istiyorsun.

Sana sunulanı yemek zorundasın.

İş yapılır yapılmaz, genellikle beş buçuk civarında, akşam yemeği yemek için eve gelirim.

Büyük bir yemek yedikten sonra yüzmeye gitmemelisin.

Öğle yemeği yemek için iyi bir yer biliyor musunuz?

Sadece çok yağmur yağdığından dolayı bu akşam dışarıda yemek yemedik.

Parmaklarınızla yemek yemek sadece yüzyıllar boyu devam etmekle kalmadı, aynı zamanda bazı alimler onun tekrar popüler olabileceğine inanıyorlar.

Mary yemek pişirirken tuz kullanmaz.

Bu gece ben yemek pişireceğim.

Yemek saati gelmedi mi?

Yemek yerken bir kitap okurum.

Mary gerçekten harika. O benim için harika bir yemek pişirdi ve bulaşıkları bile kendisi yıkadı.

İyi bir kahvaltı yemek çok akıllıcadır.

Yemek pişirmeyi sever misiniz?

Ailenizle birlikte yemek yemenin önemli olduğunu düşünüyor musunuz?

Chuck'ın Lokantasında yemek için plan yapmayın. O kapalı.

Tom işine o kadar daldı ki yemek yemeği unuttu.

Tom, akşam yemeği için ne yemek istersin?

Tom işle o kadar çok meşguldü ki yemek yemeyi unutacaktı.

Kapı çaldığında hâlâ yemek yiyordum.

O sanki günlerce yemek yememiş gibi baktı.

Tom Mary ile öğle yemeği yemek için istekli olduğunu söyledi.

Hintliler yerleşimcilere yemek verdi.

Hükümet kış için onlara yemek verirdi.

Yemek için bekleyen insan sıraları eskisinden daha uzundu.

Ben böylesine pahalı bir restoranda yemek yemeği göze alamam.

Tom yemek için yeterli zamanı olmadığından öğle yemeği yemeden gitti.

Tom birkaç dilim salam yemek istedi.

Tom, bir restoranda tek başına yemek yemenin yürek parçalayıcı olduğunu düşünmektedir.

Tom yemek pişirmede oldukça iyidir.

Tom ve Mary üç yüz yaşındaki bir restoranda yemek yediler.

Tom ve Mary pizza yemek için şehir merkezine gidiyorlar.

Tom artık yemek yiyemeyeceğini söylüyor.

Tom üzgün olduğunda daha çok yemek yediğini söylüyor.

Tom sadece derhal bir şey yemek zorunda olduğunu söyledi.

Tom'un gerçekten yemek istediği çikolatalı pudingti.

Henüz yemek yemedim.

Çocuğun yemek yemeye ihtiyacı varsa, ona sağlıklı bir şey pişirin.

Sen zaten yemek yedin.

Tom Çin yemeği yemek istediğini söyledi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch