Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yemesi"

Lernen Sie, wie man yemesi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 54 handverlesene Beispiele.

Çocuğu yemesi için zorlama.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktor Tom'a daha dengeli bir diyet yemesi gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, onu ıspanak yemesi için zorladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sebzelerini yemesi için ona baskı yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her gün et yemesi gerektiğini düşünerek büyüdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom oğluna tabağındaki her şeyi yemesi gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın bizimle birlikte akşam yemeği yemesi için Tom'u davet ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yemek yemek istemedi ve Mary onu yemesi için ikna edemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin kedinin daha fazla yemesi gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a, masasında öğle yemeği yemesi için izin verilmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendisiyle akşam yemeği yemesi için Mary'nin dışarı çıkmasını istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yemek yemesi gerek.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıcak bir iklimde insanların köri gibi sıcak şeyler yemesi garip.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin yemesi için bir şey alacağını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un öğle yemeğini yemesi için sadece on beş dakikası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğle yemeğini yemesi için Tom'a sadece on beş dakika veriliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye bir şey yemesi gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hepsini kimin yemesi bekleniyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Çocukların dumanlı restoranlarda yemek yemesi güvenli midir?
Translate from Türkisch to Englisch

Doktor Tom'a çok sebze yemesi gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un annesi ona hep daha fazla sebze yemesi gerektiğini söylerdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün ona tatlı bir şey yemesi için izin verilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un annesi onu sebzelerini yemesi için zorladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Endüstrileşmiş ülkelerdeki pek çok çocuk çok fazla şeker yemesi nedeniyle çok şişman.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayvanların yemesi gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Pizza yemesi kız kardeşini kızdırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkesin biraz yemesi için partide yeterli yiyecek vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yemek yemesi için zamanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin şimdi yemek yemesi gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'ye daha sağlıklı yiyecekler yemesi gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bir şeyler yemesi gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yemek yemesi için zamanı yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin daha sağlıklı yiyecek yemesi gerektiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un şimdi yemek yemesi gerekmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin yemek yemesi gerektiğini biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi bir kurbağayı yemesi için zorladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin daha fazla yemesi gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin daha fazla meyve yemesi gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin bir şey yemesi gerektiğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin bir şey yemesi gerektiğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin daha fazla meyve yemesi gerektiğini düşünüyor.

Tom Mary'nin kahvaltı yemesi gerektiğini söyledi.

Tom, Mary'ye daha fazla meyve yemesi gerektiğini söyledi.

Tom, Mary'nin daha fazla sebze yemesi gerektiğini söyledi.

Tom, Mary'nin son pasta parçasını yemesi için kışkırtıldığını söyledi fakat o onu onun için bıraktı.

Tom, Mary'nin buzdolabındaki yiyeceklerden hiçbirini yemesi gerektiğini söyledi.

Tom'un fıstıkları yemesi gerekmiyor.

Tom'a daha fazla sebze yemesi gerektiğini söyledim.

Tom'un yemesi için bir şey alacağım.

İvanov iyi Türkçe konuşuyor, ama daha kırk fırın ekmek yemesi lazım.

Hemen bir şeyler yemesi gerektiğini söyledi.

Pilavı yemek çubuğu ile yemek, kan şekerini kaşıkla yemeye göre daha az yükseltiyor. Çünkü daha zor ve yemesi daha uzun sürüyor.

Ali bu işte benim getir götürümü yapar ancak. Bana rakip olabilmesi için daha kırk fırın ekmek yemesi lazım.

Tom, Mary'nin daha çok meyve yemesi gerektiğini söyledi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch