Lernen Sie, wie man yeteneğini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispiele.
Yeteneğini göstermek için bu az bulunur fırsatı en iyi şekilde kullanmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz onun yeteneğini takdir ediyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı yönetim kurulu üyeleri onun şirketi işletme yeteneğini sorguladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom görme yeteneğini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendi yeteneğini kesinlikle abartıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O görme yeteneğini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onun yeteneğini kıskanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakar adam onun sıra dışı yeteneğini kıskandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes onun yeteneğini biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yeteneğini değerlendirmek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Konsantre olma yeteneğini kaybettin.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yeteneğini hafife almış olabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendi yeteneğini küçümseme eğiliminde.
Translate from Türkisch to Englisch
Hâlâ bir çocukken görme yeteneğini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendisi mekanları tasvir etmede sanatçı yeteneğini kullanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin müzik yeteneğini tanıyan ilk kişiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir trafik kazasında gözlerinden birinde görme yeteneğini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
İlerleyen yaşı onun görme yeteneğini etkilemeye başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar nahoş olmadan katılmama yeteneğini kaybettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
O ellisinden sonra resim yapma yeteneğini geliştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçtiğimiz 30 yıl içinde gök bilimcileri radyo dalgaları, gama ışınları ve arasında kalan tüm enerjilerle evreni inceleme yeteneğini geliştirdiler. Bu yetenek evrenimizdeki şaşırtıcı olayları keşfetmemize imkan verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazada görme yeteneğini yitirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom duyma yeteneğini kaybetmeye başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O karabatak uçma yeteneğini kaybetmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Konuşma yeteneğini tazelemek için Fransa'ya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Son zamanlarda görme yeteneğini kontrol ettirdin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Beceriksiz adam onun olağanüstü yeteneğini kıskandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendilerini kandırmak için gençlerin yeteneğini hafife aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin onun duyma yeteneğini yükseltebileceğini sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir atılımı gerçekleştirmek için yeteneğini berbat bir şekilde abarttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tek yapmanız gereken, kendinizi diğer arkadaşın yerine koyma yeteneğini geliştirmek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu son sözlerimi özetlemek gerekirse diyebilirim ki ben, ulusun vicdanında ve geleceğinde sezdiğim büyük gelişme yeteneğini, bir ulusal sır gibi vicdanımda taşıyarak yavaş yavaş bütün toplumumuza uygulatmak zorundaydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yeteneğini hafife almış olabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu konuda yeteneğini kanıtlamış biridir, ona güvenebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun süreli zenginlik çare bulma yeteneğini öldürür.
Translate from Türkisch to Englisch
Gürültülü ortamlar onun konsantrasyon yeteneğini etkilemedi. Hatta müziğini bu tür yerlerde bestelemeyi tercih etti.
Translate from Türkisch to Englisch