Lernen Sie, wie man yetenek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 42 handverlesene Beispiele.
Bir insan ne kadar çok yetenek öğrenirse, topluma o kadar daha çok katkıda bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch
Amatör şarkıcı eller aşağı yetenek yarışmasında birincilik ödülünü almıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Müzikal yetenek genellikle erken yaşlarda verimli olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Düzgün bir şekilde eğitilirse müzikal yetenek geliştirilebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Müzik için yetenek onların kanında akar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary ve John Cumartesi gününü yetenek gösterisi için uygulama yaparak geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yetenek farkını onlara gösterdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sıradan bir yetenek değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir yetenek insanı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yetenek ajansı aktörleri temsil eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Yetenek ve performans iki farklı şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyim ve yetenek doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı kazanılır?
Translate from Türkisch to Englisch
Geçtiğimiz 30 yıl içinde gök bilimcileri radyo dalgaları, gama ışınları ve arasında kalan tüm enerjilerle evreni inceleme yeteneğini geliştirdiler. Bu yetenek evrenimizdeki şaşırtıcı olayları keşfetmemize imkan verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kabuki'de sadece yetenek değil fakat aynı zamanda kalıtım da önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kabukide sadece yetenek değil aynı zamanda kalıtım da önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyanoda büyük yetenek gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
"Can" yetenek ifade etmek için ve "May" izin istemek için doğru kelimedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yetenek gösterisi ne zaman başlar?
Translate from Türkisch to Englisch
Yetenek çalışanları teşvik etmede düşünülen tek faktördür.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazar kendi kitabında çok yetenek göstermez.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir sürü yetenek gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yetenek gösterisi için bütün hafta pratik yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çalışma özel yetenek ister.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yüksek yönetim çalışmaları için nihayet yetenek sınavını geçtim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu iş yüksek derecede yetenek gerektiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu herkesin sahip olduğu bir yetenek gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazar, karakterlerinin yaratılmasında büyük bir yetenek gösteriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçek yetenek, sonunda kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Satranç oynama bir miktar yetenek gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Caribou ultraviyole ışığı görebilir. Bu yetenek sert Arktik ortamda yaşamaları için hayati önem taşımaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok yetenek sahibiyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yetenek, sıkı çalışma olmadan faydasızdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıkı çalışma olmadan yetenek yararsızdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Genç yetenek Ali geleceği parlak bir oyuncu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun için yetenek lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendisine birçok özel yetenek bahşedilmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu özel bir yetenek gerektiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim yapımızdaki en önemli yönlerden biri sağlığın hızla iyileşmesidir ve bu yetenek olmadan HP çok yavaş yenilenir.
Translate from Türkisch to Englisch
Karl, Rima'da gerçek bir yetenek gördü.
Bir yetenek yeterince desteklenemez.
Bir yetenek yeterince desteklenip geliştirilemez.
Maksimum potansiyele ulaşmak için bir yetenek yeterince desteklenemez.