Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yetenek"

Lernen Sie, wie man yetenek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 42 handverlesene Beispiele.

Bir insan ne kadar çok yetenek öğrenirse, topluma o kadar daha çok katkıda bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Amatör şarkıcı eller aşağı yetenek yarışmasında birincilik ödülünü almıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzikal yetenek genellikle erken yaşlarda verimli olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Düzgün bir şekilde eğitilirse müzikal yetenek geliştirilebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik için yetenek onların kanında akar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary ve John Cumartesi gününü yetenek gösterisi için uygulama yaparak geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yetenek farkını onlara gösterdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sıradan bir yetenek değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir yetenek insanı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yetenek ajansı aktörleri temsil eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Yetenek ve performans iki farklı şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch

Deneyim ve yetenek doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı kazanılır?
Translate from Türkisch to Englisch

Geçtiğimiz 30 yıl içinde gök bilimcileri radyo dalgaları, gama ışınları ve arasında kalan tüm enerjilerle evreni inceleme yeteneğini geliştirdiler. Bu yetenek evrenimizdeki şaşırtıcı olayları keşfetmemize imkan verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabuki'de sadece yetenek değil fakat aynı zamanda kalıtım da önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabukide sadece yetenek değil aynı zamanda kalıtım da önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Piyanoda büyük yetenek gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

"Can" yetenek ifade etmek için ve "May" izin istemek için doğru kelimedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yetenek gösterisi ne zaman başlar?
Translate from Türkisch to Englisch

Yetenek çalışanları teşvik etmede düşünülen tek faktördür.
Translate from Türkisch to Englisch

Yazar kendi kitabında çok yetenek göstermez.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir sürü yetenek gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yetenek gösterisi için bütün hafta pratik yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çalışma özel yetenek ister.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yüksek yönetim çalışmaları için nihayet yetenek sınavını geçtim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu iş yüksek derecede yetenek gerektiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu herkesin sahip olduğu bir yetenek gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yazar, karakterlerinin yaratılmasında büyük bir yetenek gösteriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerçek yetenek, sonunda kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Satranç oynama bir miktar yetenek gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Caribou ultraviyole ışığı görebilir. Bu yetenek sert Arktik ortamda yaşamaları için hayati önem taşımaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok yetenek sahibiyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yetenek, sıkı çalışma olmadan faydasızdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıkı çalışma olmadan yetenek yararsızdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Genç yetenek Ali geleceği parlak bir oyuncu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun için yetenek lazım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendisine birçok özel yetenek bahşedilmiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu özel bir yetenek gerektiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim yapımızdaki en önemli yönlerden biri sağlığın hızla iyileşmesidir ve bu yetenek olmadan HP çok yavaş yenilenir.
Translate from Türkisch to Englisch

Karl, Rima'da gerçek bir yetenek gördü.

Bir yetenek yeterince desteklenemez.

Bir yetenek yeterince desteklenip geliştirilemez.

Maksimum potansiyele ulaşmak için bir yetenek yeterince desteklenemez.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch