Lernen Sie, wie man yeter in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bugünlük bu kadar yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kadarı yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kadarı yeter. Ben artık istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu para yeter mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tanesine gücüm yeter fakat ikisine değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Almaya gücüm yeter yetmez yeni bir araba almayı planlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir ev almaya gücüm yeter yetmez, alacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Gücüm yeter yetmez dünya seyahati yapmayı planlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeter!
Translate from Türkisch to Englisch
Anlayana tek kelime yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu günlük bu kadar yeter. Çok yorgunum.
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle pahalı bir eve kimin gücü yeter?
Translate from Türkisch to Englisch
O miktarda yiyecek onlara bir hafta yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Buna gücümüz yeter mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ne zaman yeter diyeceğimi biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yakın tarihe göz atmak bu oyunu çözmeye yeter de artar bile değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir şey hatırlamak zorunda değiliz, keyif alalım yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni birazcık sevin bu bana yeter de artar bile.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben büyük adam değil sadece adam olayım bana yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kadar yeter!
Translate from Türkisch to Englisch
Biletsiz girebilirsiniz kalbime bir sıcacık gülümseme yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeter ki beni kalpten sevsin, sizin baskınızla değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Yok, yeter. Doydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Otuz dolar yeter mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kadar yeter dedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeter artık, yahu! Kapasana çeneni.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeter artık!
Translate from Türkisch to Englisch
Eve git, bugünlük yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeter artık, kesin bu kavgayı!
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbi kırmaya tek bir söz yeter; ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür, ne de bir ömür yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok dostum var benim, yeter ki işleri düşsün.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdilik bu yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeter ki istenilsin, her soruna rahatlatıcı çözümler bulunabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ayıp sana bir ömür yeter Tom!
Translate from Türkisch to Englisch
Yapacak bir sürü şey var, yeter ki iste.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeter, burama kadar geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Eh, yeter artık!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yemek üç kişiye yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Evet, süt cumaya kadar yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir damla zehir 160 insanı öldürmeye yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece yaptığıma baksan yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Maaşı onu rahatça yaşatmaya yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Filin yemeği binlerce karınca doyurmaya yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Gülmek yeter!
Translate from Türkisch to Englisch
Dur! Bu gecelik bu kadar alkol yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeter üfleme!
Translate from Türkisch to Englisch
Oda arkadaşım yirmi yaşında ve ben bir hafta öncesine kadar bir klitorisin ne olduğunu bilmiyordum. O, onun bilgi eksikliğinin onun bir gey olmasından dolayı aşikar olduğunu düşünüyor, fakat bana sökmez. Sanırım bu burada halk eğitim sisteminin ne kadar boktan olduğunu göstermeye yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendini cezalandırma yeter.
Sanırım muhtemelen yeni bir trompet almaya gücüm yeter.
Yeter, ikiniz de susun!
Bu gecelik bu kadar yeter diyelim, değil mi?
Gerçekten ona paramız yeter mi?
Bütün buna gücümüz yeter mi?
Artık yeter, ağlama!
Yeter, söyleme!
Eğer güneş kaybolsa, ay yeter.
Yeter! Artık ölmelisin.
Gitsin yeter.
"Yeter!" dedim.
Ben yeter artık dedim.
Ben bu kadarı yeter dedim.
Tanrım beni yeter ki arkadaşlarımdan koru, düşmanlarımın icabına kendi başıma da bakabilirim.
Sadece gözlerinizi kapatın yeter.
Yeter ki isteyin, size verilecektir.
Bu kadar saçmalık yeter!
Bu kadar konuşma yeter!
Dersin sonunda öğretmen, "bugünlük bu kadar yeter." dedi.
Arif olana tek bir kelime yeter!
Bugünlük bu kadar yeter. Yorgunum.
Yeter, kapa çeneni!
Para belli bir zamana kadar yeter.
Yeter artık be!
Tamam, bugünlük bu kadar yeter.
Artık yeter.
Bu kadar yeter, değil mi?
Sadece Tanrı güvenle her şeye gücü yeter olabilir.
Yeter, dedim.
Baba çınar gibidir, meyvesi olmasa da gölgesi yeter.
Sadece kısmi ödemeye param yeter.
Tamam, bu kadar yeter.
Onu yapmak için maddi olarak gücümüz yeter mi?
Yeter! Sessiz ol! Seninle sonra ilgileneceğim.
Ben pahalı hediyeleri sevmem. Sıcacık bir kahve ve beni anlayan bir dost yeter bana.
"Şimdi buradayız!" "Yeter! Ganon'la konuşacağım. Hey, Ganon! Ganon? ...Ganon!" "Sessizlik! Bu ne cüret?!" "...GANON!" "Ne?!" "Sana bir hediyem var: bir bomba!"
Bu saçmalık yeter.
Sanırım bir kere yeter.
Uçmak için kuş olmak gerekmiyor, küçük sevinçler olsun yeter!
"Yeter!" "Daha fazla istiyorum!"
Bu kadar yeter, boşanmak istiyorum.
Yaratıcı gücün güçlü olsun yeter.
Gözlerim bilgisayardan dört köşe oldu. Bu günlük bu kadar yeter, millet, iyi geceler.
Sanırım bunu almaya gücüm yeter.
Büyük sözleri bekleme, ufak bir jest yeter.
Yıldızlar kadar arkadaşın olacağına, alaca karanlıkta parlayan ay gibi tek dostun olsun yeter.
Her şey mümkün olabilir. Yeter ki içinde umut olsun.
Yeter artık.
Allah bana yeter.
Allah bize yeter.
Düşünmen yeter.
Düşünmesi yeter.