Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yetişkin"

Lernen Sie, wie man yetişkin in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bu oyunlar yetişkin kategorisi altında listelenmiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu oyunlar yetişkin kategorisi altında sıralanmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklarımızın güvenliği için, lütfen yetişkin sitelerine girmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Çoğu genç yetişkin geceleyin dışarı çıkmaktan hoşlanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecek içerler.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklar yetişkin gibi davranmak isterler.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuk kendisini bir yetişkin olarak görüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek çocuğu yetişkin bir adammış gibi konuşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bana bir yetişkin gibi davranıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ne zaman bir yetişkin oldu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu mart Henry bir yetişkin olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağlıklı yetişkin dişleri kalıcı olmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

O çocuk sanki bir yetişkin gibi konuşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çocuk olmak mı yoksa bir yetişkin olmak mı daha eğlencelidir?
Translate from Türkisch to Englisch

Kızınız ne zaman bir yetişkin oldu?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yetişkin bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom artık bir yetişkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Mahkemenin genç suçlulara karşı tavrı yetişkin suçlulara karşı tavrından farklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu oğlan bir yetişkin gibi konuşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yetişkin bir kızı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir yetişkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar yetişkin insanlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Üç yetişkin oğlum var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir bebek dişine bitişik bir yetişkin dişi geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un biraz yetişkin gözetimine ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yetişkin hayatının çoğunu Boston'da yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük kedi yavruları süt üretmeye teşvik etmek için annelerinin karnını ovarlar, bu yüzden yetişkin kediler seni ovduklarında bu seninle mutlu ve rahat oldukları anlamına gelir- tıpkı sen onların anneleriymişsin gibi.
Translate from Türkisch to Englisch

Londra'ya iki yetişkin ve üç çocuk bileti, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

O yetişkin bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch

Artık bir yetişkin olduğuma inanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Gün boyunca bir çocuk ortalama 400 kez, yetişkin bir insan 17 kez gülümsüyor. Siz hâlâ gülümsemediniz mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Yetişkin bir insan her gün terleme, idrar ve soluk yoluyla yaklaşık 2,5 litre su kaybeder.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir yetişkin değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Yetişkin olmak kolay değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Yetişkin olmayanlar giremez.
Translate from Türkisch to Englisch

Yetişkin gibi konuşuyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yetişkin gibi davranmanı bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklar her zaman yetişkin olmak isterler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yetişkin gibi davranmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yetişkin gibi davranman gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yetişkin gibi hareket etmen gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yetişkin Amerikalıların yüzde altmış dokuzu ya aşırı kilolu veya obezdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yetişkin Amerikalıların yüzde altmış dokuzu fazla kiloludur.

Tom sorumlu bir yetişkin.

Sen yetişkin misin, çocuk musun?

İki yetişkin bileti, lütfen.

Yetişkin bir erkeğin ağlamasını görmekten nefret ederim.

O ne zaman bir yetişkin oldu?

Japonya'da, insanlar yirmi yaşına girdiklerinde yasal olarak yetişkin olurlar.

Bir milyar yetişkin okuma yazma bilmemektedir.

Bir milyar yetişkin, okuma yazma bilmiyor.

Bin milyon yetişkin okuma yazma bilmiyor.

Japonya'da insanlar yirmi yaşında yasal olarak yetişkin olurlar.

Tom ve Mary'nin üç yetişkin çocuğu ve iki torunu var.

Yetişkin misin yoksa çocuk musun?

Sen artık yetişkin bir kadınsın.

On sekiz yaşın üstündeki biri yetişkin olarak sayılır.

Tom'un üç yetişkin çocuğu var.

Tom'un üç yetişkin oğlu var.

Onlar artık çocuk değil ama henüz yetişkin de değil.

Michael zaten bir yetişkin ama henüz annesiyle yaşıyor.

Ben artık senin küçük kızın değilim. Ben şimdi senin yetişkin kızınım.

Biz Noel arifesini bizim yetişkin kızın evinde harcıyoruz.

Tom ve Mary'nin üç yetişkin çocuğu var.

Tom Mary'nin tanıdığı araba süremeyen tek yetişkin.

Okuyan bir çocuk düşünen bir yetişkin olur.

Bir milyar yetişkin okuma yazma bilmez.

Çocukların yetişkin gözetimine ihtiyaçları vardır.

Yetişkin eğitimi projemizde yabancı dil dersleri vardır.

Bu çocuk bir yetişkin gibi konuşur.

O yalnız yaşamak için yeterince yetişkin değil.

Kaç tane insan, yetişkin bir inek besleyebilir?

Siz yetişkin insanlarsınız. Öyle hareket edin.

Yetişkin boyama kitapları son zamanlarda popüler hale geldi.

Tom bana bir yetişkin gibi davranıyor.

Çocuklar oyun oynarken yetişkin gibi davranırlar.

Tom, sen bir yetişkinsin. Bir yetişkin gibi davranmaya çalış.

Tom artık yetişkin bir insan.

Biz yetişkin olamaz mıyız?

Diktatör, en sevdiği yetişkin filmini izledikten sonra öldü.

O bir yetişkin, bu yüzden ona ona uygun davranmalısın.

Ben henüz bir yetişkin değilim.

Hiç yetişkin bir adamın ağladığını gördün mü?

Çocuklarım artık yetişkin.

Sami tüm yetişkin hayatını parmaklıklar arkasına geçirdi.

Tom zaten bir yetişkin.

Artık yetişkin bir adamsın.

Tom bir yetişkin olarak yargılanacak.

Sami yetişkin hayatının çoğunu Kahire'de yaşadı.

Benim yetişkin bir kızım var.

Tom şu an bir yetişkin, değil mi?

Yetişkin hipopotamlar tehlikeli olabilir.

Yetişkin su aygırları tehlikeli olabilir.

Hem Tom hem de Mary yetişkin.

"Benim çocuklarım artık yetişkin oldular. Ya seninkiler?" "Benimkiler de."

Bu oyunlar "yetişkin" olarak sınıflandırılmıştır.

Çoktan yetişkin oldun. Ne zamana kadar burada kalacaksın?

Yetişkin biletleri 13 Dolar'dır.

Mary artık yetişkin bir kadın.

Yetişkin bir Ali günde bin çeviri yapabilir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch