Lernen Sie, wie man yetiştirmek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 31 handverlesene Beispiele.
Çocuk yetiştirmek tolerans gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Babamın beni yetiştirdiği gibi oğlumu yetiştirmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bebek yetiştirmek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tayland'da ülkenin bazı kısımları pirinç yetiştirmek için şimdiden aşırı kuru hale geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem bizi yetiştirmek için çok çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sebzeler yetiştirmek için bu alanı kullanabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, çocuk yetiştirmek için böylesine harika bir yer olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, çocukları yetiştirmek için iyi bir yer olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çocuk yetiştirmek büyük bir iştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Burası çocuk yetiştirmek için harika bir yerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk yetiştirmek kolay değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk yetiştirmek, bir servete mal oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary ve ben iki çocuk yetiştirmek planlıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çocuk yetiştirmek sabır gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Boston çocukları yetiştirmek için harika bir yer.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yetiştirmek için bir çift tavşan besledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu hastaneye yetiştirmek zorundayız. O fena halde yaralı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendinize ait olmayan bir çocuğu yetiştirmek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Boston bir aileyi yetiştirmek için harika bir yer.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu toprakta herhangi bir şeyi yetiştirmek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada yiyecek yetiştirmek zor.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni yetiştirmek için ne kadar çok çalıştığımızı biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla herkesin aile yetiştirmek istediği bir mahallede yaşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Kosta Rika'ya gitmek ve muz yetiştirmek istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Kosta Rika'ya gidip muz yetiştirmek istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Burası bir aile yetiştirmek için iyi bir yerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali işi yetiştirmek için gecesini gündüzüne kattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yetiştirmek için acele etmene gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Çeltik tarlalarında balık yetiştirmek hem böceklere karşı mücadele ve gübre açısından fayda sağlıyor hem de balıkların satışından ilave ekonomik gelir getiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ekibimiz projeyi yetiştirmek için gecesini gündüzüne katarak azimle çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk yetiştirmek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch