Lernen Sie, wie man yiyecekleri in einem Türkisch Satz verwendet. Über 43 handverlesene Beispiele.
Onların yiyecekleri yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi yiyecekleri yemekten kaçınırsın?
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek için fazla yiyecekleri yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şeker hastası hangi yiyecekleri yememeli?
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi yiyecekleri, eğer varsa, yemekten kaçınırsınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Japon yiyecekleri yemeğe alışkın değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir karıştırıcıda farklı yiyecekleri karıştırabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
İçinde şeker olan yiyecekleri yememeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
"Baharatlı yiyecekleri sever misin?" "Bayılırım."
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi yiyecekleri genellikle parmaklarını kullanarak yersin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hiç Tayland yiyecekleri yemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şekerli yiyecekleri azalttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yiyecekleri eksi on derecede saklamanız daha iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Yağlı yiyecekleri sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom arabadan yiyecekleri boşalttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ebeveynler çocuklarını onlara yabancılar tarafından verilen yiyecekleri yememesi konusunda uyarırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların bol miktarda yiyecekleri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların yiyecekleri bitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne tür yiyecekleri yemeyi sevmiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yiyecekleri hemen hemen hiç çöpe atmam.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz sık sık onu tanımadan sağlığımız için zararlı olan yiyecekleri yeriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary aynı tür yiyecekleri sevmezler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yarasa yiyecekleri avlar ve geceleri yemek yer ama gün boyunca uyur.
Translate from Türkisch to Englisch
Maria sokakta satılan yiyecekleri yemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün bu yiyecekleri tutacak bir yerimiz yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Baharatlı yiyecekleri severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yiyecekleri iyi çiğneyin, böylece o düzgün şekilde sindirilebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yiyecekleri alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yahya'nın yiyecekleri çekirge ve vahşi baldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary aynı tür yiyecekleri sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary aynı tür yiyecekleri sever mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu tür yiyecekleri sevmediğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary aynı tür yiyecekleri yemeyi sever mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sami yiyecekleri bagajdan çıkarmak için zamana sahip değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami yiyecekleri bagajdan çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tür yiyecekleri yemeye alışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben tuzlu yiyecekleri sevmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yiyecekleri arabanın arka koltuğuna bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi yiyecekleri iyi pişiremezsiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi yiyecekleri iyi pişirirsiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
William ne tür yiyecekleri yemeyi sever?
Translate from Türkisch to Englisch
Yiyecekleri nereden satın alabiliriz?
Translate from Türkisch to Englisch
O yiyecekleri ayırt etmez, her yemeği yer.
Translate from Türkisch to Englisch