Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yola"

Lernen Sie, wie man yola in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O, Amerika'ya yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğretmen, şimdi yola çıkalım, dedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Dağcı zirve için yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, bu gece yola çıkıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, dün Amerika için yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Polis yola girişi kısıtladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı adam hızlı bir koşuşturmayla yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, geçen hafta gezi için yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary çoktan yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tren yola çıkmadan önce biraz zaman var.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar iletişim kurmak pek çok şeye sahiptir ve bunun için çok yola sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yola çıkmadan önce her şeyi kapattığınızdan emin olun.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın sabah memleketine doğru yola çıkıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Her iki yola da gidebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye hangi yola döneceğini sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok insan altın aramak için Batıya yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gemi yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi hemen yola çıkması için teşvik etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Derhal yola çıksan iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Kısa sürede yola çıkmazsak, sabahleyin yoğun trafikte sıkışacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Tayland için yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, az önce kasabaya doğru yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bu sabah Tokyo'ya yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, ne zaman yola çıkacağına karar veremedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, hangi yola gideceğini kesin olarak bilmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yola çıkmaya hazırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yakında yola çıkacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz ne zaman yola çıkarız?
Translate from Türkisch to Englisch

Yola çıkmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar piknik için yola çıktılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha önce yola çıkmalıydım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tren zaten yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, dün Kyoto için yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, Paris'e doğru yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Eve gitmek için yola koyulduk.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yola indi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, zaten yola çıkmış olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha erken yola çıkmalıydık.
Translate from Türkisch to Englisch

Yanlış yola girmiş olmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

"Bu kadar erken yola çıkmamıza gerek var mıydı?" "Geç bile kaldık, ne erkeni!"
Translate from Türkisch to Englisch

Tom atına bindi ve yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sürücü bana hangi yola gideceğimizi sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar kasabaya doğru yola çıktılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Arkadaşım hangi yola gideceğini hatırladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yola çıkarken keşif seferini izledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağustos başında İngiltere'ye yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kötü hava yola çıkmamızı engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Evvelki gün Amerika'ya yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ken sonunda yapmak için yola çıktığı şeyi başardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yola çıkıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Babamın verdiği para yola ancak yetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın değil öbür gün yola çıkıyoruz.

Hava iyi olursa yarın yola çıkacağız.

Lincoln ABD'de köleliğin kaldırılması için yola çıktı.

Zor yola kolay insanlar ile çıkılmaz.

Karanlıkta doğru yola çıktık.

Tom hangi yola gideceğini bilmiyor.

Hayat hepimizi bir yola yöneltiyor.

Yorgunken de uzun yola katlanabilir miyim?

Açken de uzun yola katlanabilir miyim?

Sola dönersen geldiğin yola geri dönebilirsin, sağa dönersen şehrin merkezine gidersin.

Belki Tom yola çıkacak.

Eğer yarın yağmur yağarsa, yola çıkışımı ilk iyi güne kadar erteleyeceğim.

Sonra küçük kardeş yola çıktı, ve büyük geride kaldı.

Tom Mary ve John'u yalnız bırakarak yola çıktı.

Şimdi yola çıkacağım.

Tom Avustralya'ya gitmek için yola çıktı.

Yarın yola çıkarsam iyi olup olmayacağını merak ediyordum.

Yarın yola çıkacağını duydum.

Yarın 2.30'da Boston'a yola çıkacağım.

Tom sadece okul için yola çıktı.

Yola koyulamadılar çünkü çok kar yağdı.

Tom genellikle okul için yaklaşık 7.30'da yola çıkar.

Tom'a göre erkenden yola çıkmalıyız.

Tom bu gece yola çıkacak.

Uçuşum iptal edildi ve yarına kadar yola çıkamam.

Bugün Londra'ya varmak istediyse hemen yola çıkmalı.

Tom atına atladı ve yola çıktı.

Hemen yola çıkmak zorundayız.

Hemen yola çıkarsan saat altıya kadar varırsın.

Hemen yola çıksan iyi olur.

Şimdi yola çıkman gerekir.

Yola çıktığımız zaman yanımızda yalnızca 200 dolarımız vardı.

Yola koyulmak üzereyiz.

Ondan sonra Saygon'a gitmek için yola çıkacağım.

Tren yakında yola çıkıyor.

Tom bu yola yöneldi.

Bir hafta önce Avrupa'ya gitmek için yola çıktı. Yani 10 mayısta.

Yola çıkmak istiyor musun?

Türkiye'ye iki günlük bir seyahat için yola çıktılar.

Gemi ne zaman yola çıkıyor?

Yarın Çin'e gitmek için yola çıkıyor.

Sabah 6'da yola çıkmak istiyorum.

Yola devam etme zamanı.

Bu hâlde yola çıkamaz.

Tom arabasına bindi ve yola çıktı.

En kısa sürede yola çıkmak istiyorum.

Rehber en kısa sürede yola çıkmamız gerektiğini söyledi.

Tom Mary'den sonra yola çıktı.

Bildiğim kadarıyla, o henüz yola çıkmadı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch