Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yoldan"

Lernen Sie, wie man yoldan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Kestirme yoldan gidebilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yoldan her zaman çok sayıda araba geçmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yoğun trafikten kaçınmak için tali yoldan gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz yoğun trafikten kaçınmak için, bir arka yoldan gittik.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hangi yoldan gideceğini şaşırmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi yoldan gidersen git istasyona varırsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi yoldan giderseniz gidin, aynı zamanda götürecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi yoldan gideceğini ona sorsan iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi yoldan giderseniz gidin, yaklaşık on dakika içinde istasyona varabilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi yoldan gideceksin?
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi yoldan gidersen git istasyona varabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi yoldan gideceğini biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Bana hangi yoldan gitmem gerektiğini söyler misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

İstediğin herhangi bir yoldan gidebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

İstediğiniz herhangi bir yoldan gidebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Paris'e en kısa yoldan gidin.
Translate from Türkisch to Englisch

Helal yoldan kazanılmayan kazanç, kazanç değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yanlış yoldan gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geldiği yoldan geri dönmek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yoldan çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Alice uzun yoldan kaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi yoldan gitmeliyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bu yoldan geldiğini gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben hangi yoldan gideceğimi merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yoldan uzak durun, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen yoldan çıkmışsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Geldiğimiz yoldan geri dönelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun evi yoldan içeride duruyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi yoldan gideceğim hakkında tereddüt ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yoldan karşıya geçerken arabalara dikkat et.
Translate from Türkisch to Englisch

En kısa yoldan istasyona gittik.
Translate from Türkisch to Englisch

Dar ve dolambaçlı bir yoldan aşağıya doğru yürüdük.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yoldan yürü.
Translate from Türkisch to Englisch

Sürücü kediye çarpmamak için yoldan çıktığında, kıl payı kurtuldu dedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yoldan gidersem, istasyona varır mıyım?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yoldan gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi yoldan gideceğiz?
Translate from Türkisch to Englisch

Yoldan uzakta bulunan annesi ile birlikte, Duke şirketinden zimmetine para geçirme planına devam edebildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Boston'a hangi yoldan gideceğime karar veremiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni görmek için uzun bir yoldan gelmen çok hoş.
Translate from Türkisch to Englisch

Dolambaçlı yoldan gitmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen yoldan çekil ki bu bayan geçebilsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Yoldan karşıya geçerken mesaj yazmak tehlikelidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni görmek için çok uzun yoldan geldim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un hangi yoldan gittiğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tepenin üstünde bir mahzen kazıldı ve onlar evi yavaşça yoldan tepeye taşıdılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin önündeki yoldan aşağı doğru koştu.

Diğer yoldan gidelim.

Yoldan çık.

Neden bu yoldan gidiyoruz?

Gözlerini yoldan ayırmamalısın, Tom.

Bu yoldan gidersem nereye varacağımı biliyor musun?

Yoldan geçen masum biri, güpegündüz vurularak öldürüldü.

Yoldan çekilin!

Uzun yoldan geldik.

Belki bu yoldan gitmemeliydik.

O, daha iyi bir ödeme ve çalışma şartları için temizlik işçileri grevine barışçıl yoldan yardım etmek için oraya gitti.

Onlar yoldan bir engeli kaldırdı.

Bunu neden zor yoldan yapıyorsun?

Tom geldiği yoldan geri yürümeye başladı.

Tom başka bir yoldan gitmiş olmalı.

Tom tam zamanında yoldan çıktı.

Ana yoldan ayrıldıklarından beri, başka bir arabayla karşılaşmadılar.

Tom hangi yoldan gideceğine emin değildi.

Onu, onun dediği yoldan yap.

Yoldan çıksak iyi olur.

Tom bir köpeğe çarpmamak için yoldan çıktı.

Tom bir köpeğe çarpmaktan kaçınmak için yoldan çıktı.

Bu yoldan yürmek yasaktır.

Bu yoldan.

Tom dolambaçlı yoldan her şeyi yapar.

Tavuk neden yoldan geçti?

Köpeğe çarpmayı engellemek için yoldan çıkmak zorunda kaldım.

Yoldan karşıya geçerken dikkatli ol.

Yoldan adamlar geçti.

Araba kullanırken gözünü asla yoldan ayırmamalısın.

Araba kullanırken gözünüzü asla yoldan ayırmamalısınız.

Paralı yoldan gitmemize gerek var mı? Acelemiz yok.

Boston'a en kısa yoldan nasıl ulaşılır?

Tom yoldan geçen biri tarafından kurtarıldı.

Bir paralı yoldan gitmemize gerek var mı? Acelemiz yok.

Aynı yoldan geri dönelim.

Bu yoldan gideceğim.

Doğru yoldan gittiğimizden emin misin?

Tom arabasının kontrolünü kaybederek yoldan çıktı.

Kimin arabasının yoldan çıktığını öğrendim.

Tom yoldan geçen biri tarafından kurtuldu.

Bu yoldan hiç gitmedik, değil mi?

Tom o dersi zor yoldan öğrendi.

Hangi yoldan gitmeliyiz?

Hangi yoldan giderim?

Yoldan geçerken az kalsın araba çarpıyordu.

Bu yoldan daha önce geçtim.

Hatırladığım kadarıyla, Tom'un evi ana yoldan biraz daha uzak.

Annem sık sık yoldan geçenlere pastalar verir.

Kestirme yoldan halletmeyeceğim.

O bunu zor yoldan öğrendi.

Ortaklar kolay yoldan para kazanıyorlar.

Yoldan çekilmeyeceğim.

Ben onu zor yoldan öğrendim.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch