Lernen Sie, wie man yukarıda in einem Türkisch Satz verwendet. Über 51 handverlesene Beispiele.
Yukarıda verilen örneğe bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Yukarıda bahsedilen posta öğesi usulüne uygun şekilde teslim edilmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yatak odası tam yukarıda.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim çalışma odam yukarıda.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kuş yukarıda süzüldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom yukarıda tavan arasında.
Translate from Türkisch to Englisch
Dağ deniz seviyesinden 2000 metre yukarıda.
Translate from Türkisch to Englisch
Ellerini yukarıda tut dedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Zürafa yüzemez çünkü ağırlık merkezi çok yukarıda olduğundan baş aşağı döner.
Translate from Türkisch to Englisch
Yukarıda kim var bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sahilden üç sokak yukarıda oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muhtemelen yukarıda odasında.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece yukarıda ileride.
Translate from Türkisch to Englisch
Ellerin yukarıda dışarı çık.
Translate from Türkisch to Englisch
Orada yukarıda biri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ellerini yukarıda tut.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar yukarıda ne yapıyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Yukarıda burada yardıma ihtiyacımız var.
Translate from Türkisch to Englisch
Seninle yukarıda konuşabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Yukarıda mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Kitap orada, yukarıda.
Translate from Türkisch to Englisch
Yukarıda bir şey görebiliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Köprü bir mil yukarıda.
Translate from Türkisch to Englisch
"Orada, bir sincap" "Ne? Nerede?" "Yukarıda ağaçta. Görüyor musun?" "Evet, onu gördüm!"
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yukarıda bekliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim odam tam yukarıda.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom elleri yukarıda evden çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yukarıda konuşan insanlar vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hemen yukarıda olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir kat yukarıda.
Translate from Türkisch to Englisch
Yukarıda belirtilen hususlarda acil görüşünüzü talep ediyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim kolesterol seviyem yukarıda.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis Tom'dan elleri yukarıda evden çıkmasını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş zaten yukarıda.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yukarıda uyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni yukarıda görmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Helikopter yukarıda dolaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yukarıda, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Yukarıda Allah var.
Translate from Türkisch to Englisch
Uluslararası ilişkilerdeki oynaklık petrol fiyatlarını yukarıda tutuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yukarıda.
Translate from Türkisch to Englisch
Oyuncu, rakiplerinin ona ulaşamayıp faul yapmadan durdurmakta zorlanması için topu yukarıda tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Orada, yukarıda, birileri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yukarıda uyuyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Mary hâlâ yukarıda, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Yukarıda, ödevini yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yukarıda, odalarındalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary yukarıda, ödevini yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yukarıda ne halt ediyordun Mary?
Translate from Türkisch to Englisch
Bora dün bir günde 700 civarı cümle çevirip bayrağımızı yukarıda tutarak dosta güven, düşmana korku verdi. Üstelik çeviriler de baştan savma değil, gayet güzel.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yukarıda, tavan arasında.