Lernen Sie, wie man yuva in einem Türkisch Satz verwendet. Über 34 handverlesene Beispiele.
Onun ikinci oğlu evlendi ve yuva kurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşlar yuva yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkekler ev yapar, kadınlar yuva yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Arzum bayanları mutlu etmek yuva yıkmak değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yuva kurup çocuklarımın olmasını istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Belki bir kadınla yuva kuracağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Artık bir yuva kurmayı ve çocuklarımın olmasını istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün kuşlar yuva kurmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkesin bir evi var, edindiği, bir yuva, sığındığı. Evim benim çölüm, yuvam cılız fundalığım. Sadece kuzey rüzgarı benim ateşim, yağmur benim banyom.
Translate from Türkisch to Englisch
Ev bir yuva değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
İki tane kuş, inşaat izni olmadan bir yuva inşa etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yuva kalbin olduğu yerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yıllar süren çapkınlıktan sonra, Tom sonunda Mary ile yuva kurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşlar dalın üzerine bir yuva yerleştirdiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuzeyden gelen uçan sincaplar ağaçların içinde yuva yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Martılar koloniler halinde yuva yaparlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sincap, odun yığınında bir yuva yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşe göre, onlar evin önündeki bir ağaca yuva yaptılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl, Leyla'yla yuva kurmaya hazırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yuva yere düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Yuva ağaçtan düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşlar bir yuva yapıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşlar bir yuva inşa ediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
İki kartal birlikte yuva yapmazlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çift şahin çatıda yuva yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla yuva yıkan bir fahişedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami yuva kurmak istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yuva yıkanın yuvası olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a ömürlük yuva arıyoruz. Üç aylık. Kuru mama yiyor. Kum eğitimi var. Tırmalama ve ısırma huyu yok. İç-dış paraziti yapıldı. Aşıları tam. 10 yaşından küçük çocuğu olmayan, daha önce kedi bakmış, güvenilir birilerine takip şartıyla ücretsiz sahiplendirilecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Emektar gemi batırılıp balıklara yuva olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Baharın müjdecisi leylekler gelip bacalara yuva yapmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ağaca yaban arıları yuva yapmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşlar ağaçlara yuva yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Her bahar mevsimi geldiğinde kuşlar yuva yaparlar.
Translate from Türkisch to Englisch