Lernen Sie, wie man zahmet in einem Türkisch Satz verwendet. Über 51 handverlesene Beispiele.
Zahmet yoksa kazanç da yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam beni istasyona götürmek için zahmet etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen zahmet etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu aramak için zahmet etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabah 4:00'te beni uyandırmak için zahmet etmeyin. Yarın balık tutmaya gitmeyi planlamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Evime gelmek için zahmet etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mektubu cevaplamak için zahmet etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Noel'de bana gerçekten güzel bir model uçak almak için zahmet etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Oh, zahmet etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bana zahmet verdiğinin farkında bile değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana zahmet, televizyonu açabilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Sana bir zahmet çıkarmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha fazla soru sormaya zahmet etmeyin, çünkü cevaplamayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Her zahmet ücreti hak eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Zahmet vermek istemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç zahmet etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç zahmet değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
"Kahvenizi nasıl alırsınız?" "Sütlü ve orta şekerli, bir zahmet."
Translate from Türkisch to Englisch
Zahmet için özür dileriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Size zahmet olacak, camı kapatabilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Çok zahmet olmayacaksa, biraz yardım istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç zahmet olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Cevap vermeye zahmet etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelmek için zahmet bile etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyanmak için zahmet etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalkmak için zahmet etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni aramak için zahmet etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen onu okumaya zahmet ettin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Gelip beni karşılamak için zahmet etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Zahmet etmeyin. O, zaman kaybıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne zahmet ettin!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye ne düşündüğünü sormaya bile zahmet etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Özür dilerim, zahmet verdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u aramak için zahmet etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Zahmet etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen zahmet etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Dışarı çıkmaya zahmet etmedik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'dan yardım istemeye bile zahmet etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Zahmet olmazsa.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün bunu yapmak için zahmet etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir zahmet ayakkabılarını çıkarır mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Gelmek için niye zahmet ettin ki?
Translate from Türkisch to Englisch
Beni kapıya kadar uğurlamaya zahmet etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç dondurma, zahmet olmazsa.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimse zahmet edip soruları yanıtlamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Niye zahmet ettiniz? Hiç gerek yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Zahmet etmenize hiç gerek yoktu gerçekten.
Translate from Türkisch to Englisch
"Susar mısın?" "Evet, susarım. Hatta susadım bile. Zahmet olmazsa bir bardak su getirebilir misin lütfen?"
Translate from Türkisch to Englisch
Beni senden başka seven varsa boşa zahmet eder.
Translate from Türkisch to Englisch
İçten misafirperverliğinize karşılık size daha fazla zahmet vermek istemiyorum.
Sadece üç kişi cevap vermeye zahmet etti.