Lernen Sie, wie man zahmetine in einem Türkisch Satz verwendet. Über 19 handverlesene Beispiele.
O, arkadaşını havaalanında karşılama zahmetine katlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını tarama zahmetine katlanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kırk yılda bir saçını tarama zahmetine katlanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Lezzetli yemeklerinizi hazırlama zahmetine girdiğiniz için teşekkür ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana yardım etme zahmetine girdiğiniz için çok naziksiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary için mektubu tercüme etsede, o, tercümeyi okuma zahmetine katlanmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cevap verme zahmetine girmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapıyı çalma zahmetine girmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tartışma zahmetine girmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıkça fikrimi sorma zahmetine girmiyorsan, sonuçlardan beni sorumlu tutamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
O beni istasyonda uğurlama zahmetine girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok az insan, imzalamadan önce bir sözleşmenin bütün şartlarını ve koşullarını okuma zahmetine katlanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şemsiye alma zahmetine katlanmak zorunda değilsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana istasyona giden yolu gösterme zahmetine katlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Politikacı güvenimizi boşa çıkardığı için özür dileme zahmetine bile girmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Nadiren saçını tarama zahmetine girer.
Translate from Türkisch to Englisch
Niye çalışma zahmetine gireyim ki?
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece üç kişi cevap verme zahmetine girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızca üç kişi cevap verme zahmetine girdi.
Translate from Türkisch to Englisch