Lernen Sie, wie man zar in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Tom her zaman öyle kısık sesle konuşur ki ne söylediğini ben zar zor anlayabiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Çarpılmaktan zar zor kurtuldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben zar zor sınavı geçtim.
Translate from Türkisch to Englisch
Zar zor hazırlandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bacağını incitti ve zar zor yürüyebiliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zar zor nefes alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Zar zor başladık.
Translate from Türkisch to Englisch
Zar zor konuştuk.
Translate from Türkisch to Englisch
O zar zor İngilizce konuşur.
Translate from Türkisch to Englisch
Gençken zar zor geçinirdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zar zor kirasını ödeyebiliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom artık zar zor yürüyebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sol kolumu zar zor bükebiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Boggle sayılar yerine harflerle zar kullanan bir oyundur.
Translate from Türkisch to Englisch
Onları zar zor hatırlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu zar zor hatırlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onları zar zor tanıdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu zar zor tanıdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun zar zor tanıdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom testi sadece zar zor geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zar zor bir şey yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un morlukları artık zar zor görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu zar zor ayırt edilebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni zar zor görebiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu zar zor görebiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben zar zor hareket edebiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Zar zor bekleyebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kusmamak için kendimi zar zor tuttum.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok kadın zar zor isimlerini heceleyebildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zar zor Fransızca konuşur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zar zor bir şey söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle zar zor konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zar zor ayakta durabiliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zar zor yürüyebiliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zar zor yiyebiliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ailemi beslemek için yeterli yiyecek almaya zar zor gücüm yetiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yoğun sisten dolayı önümüzdeki yolu zar zor görebildik.
Translate from Türkisch to Englisch
Dedemi zar zor hatırlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Zar zor konuşabildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kiramı zar zor ödeyebiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün yataktan zar zor çıkabildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yakalanmaktan zar zor kaçtım.
Translate from Türkisch to Englisch
Zar zor katlanabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Zar zor uyuyabildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi zar zor tanıdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben zar zor nefes alabiliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğle yemeği için zar zor zamanım vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zar zor konuşabildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Zar zor gözlerimi açık tutabiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimin kim olduğunu zar zor ayırt edebilmiştim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kirayı ödemek için yeterli parayı zar zor kazanmayı başardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kumarbaz aldatmak için hileli zar kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un geçen ay faturalarını ödemeye parası zar zor yetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sesi o kadar hafifti ki amfinin arkasında oturanlara zar zor duyulabiliyordu.
Ben zar zor on bire kadar mektubu bitirebildim.
Dün gece zar zor uyudum.
Biz zar zor başladık.
Onun ne söylediğini zar zor anlayabiliyorum.
Tom ve Mary zar zor arkadaşlar.
Bir yıllık uygulamadan sonra zar zor piyano çalabiliyor.
Telefon çaldığında eve zar zor girmiştim.
O zar zor yataktan kalkabildi.
Yaşlı adam bir araba tarafından ezilmekten zar zor kaçtı.
O zar zor bir kelime söyledi.
Onu zar zor duyabiliyorum.
Tom zar zor yataktan çıkabildi.
Tom'u zar zor duyabiliyorum.
Babamı zar zor tanıdım.
Tom zar zor yedi.
Tom zar zor Mary'yi tanıdı.
Tom zar zor kanoyu devrilmekten kurtarabildi.
Onu zar zor görebildim.
O kadar değişmişsin ki seni zar zor tanıyabiliyorum.
Çocukların çoğu zar zor giyinmişti.
O zar zor kaçmayı başardı.
Adam zar zor geçiniyor ve asla bir kuruş bile tasarruf etmiyor.
Bu elektronik bir zar.
Tanrı zar atmaz!
Ben kollarımı zar zor oynatabiliyorum.
Tom bunu zar zor bir arada tutabilir.
Zar zor geçiniyoruz.
Tom zar zor okuyabiliyor.
Tom zar zor ölümden kurtuldu.
Ben zar zor geçiniyorum.
Boğucu atmosferde zar zor nefes alabiliyorum.
İzler zar zor görülebilir.
Kreps, zar ile oynanan bir şans oyunudur.
O kadar yorgunum ki zar zor hareket edebiliyorum.
O zamanlar zar zor yürüyebiliyordum.
Ona zar zor dayanabiliyorum.
Ona zar zor katlanabiliyorum.
Tom zar zor saldırıyı atlattı.
Tom şu anda zar zor iş yükü ile başa çıkmaya çalışıyor.
Yazdığım saçma kitap beni zengin yaparken iyi kitaplarım zar zor bir şeyler sattı.
Zar atma sırası benim.
Zar zor nefes alıyorum.
Bu oyun bir çift zar gerektiriyor.
Sami hayattaydı ama zar zor nefes alıyordu.
Tom'u zar zor hatırlıyorum.
Artık Tom'u zar zor görüyoruz.