Lernen Sie, wie man zehir in einem Türkisch Satz verwendet. Über 46 handverlesene Beispiele.
Zehir içerek intihar etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer çocuğunuz zehir içerse, derhal hastaneye götürün.
Translate from Türkisch to Englisch
Zehir ve iksir kelimeleri kökteştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Zehir bütün vücuduna yayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zehir alarak intihar etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Zehir sizi öldürebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
O yanlışlıkla zehir aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu saydam sıvı zehir içerir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu saydam sıvı bir tür zehir içerir.
Translate from Türkisch to Englisch
Zehir alarak kendini öldürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Zehir alarak intihar etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok ev temizlik malzemeleri zehir içerir.
Translate from Türkisch to Englisch
Birinin çorbasına zehir koyduğunu düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurbanın yanlışlıkla büyük miktarda zehir aldığı düşünülüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Oh, tanrım, benim tanrım, zehir, bana zehir verin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un çantasında bir şişe zehir vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir damla zehir 160 insanı öldürmeye yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir hata yaptı ve zehir içti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun zehir olmadığından emin misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Ne tür zehir kullandın?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben zehir yerine darağacını seçersem, ölmeden önce kısa bir süre için acı çekeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yanlışlıkla zehir içti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece bunun zehir olmadığından emin olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların bana zehir enjekte ettiklerini düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu balıkta hiç zehir yok.
Translate from Türkisch to Englisch
O da zehir.
Translate from Türkisch to Englisch
Şeker bir zehir midir?
Translate from Türkisch to Englisch
O umudunu kaybetti ve zehir alarak intihar etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdiye kadar zehir yayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, zehir alarak intihar etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu zehir hamam böceklerinden kurtulmakta çok etkilidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yanlış kullanılırsa, ilaç zehir olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yanlışlıkla biraz zehir içti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu zehir karafatmaları öldürüyor ama fareler için etkili değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir zehir hapı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin içkisine zehir koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl, Leyla'nın yemeğine zehir koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl, ilacın zehir olduğunu düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Dancada "gift" kelimesi hem evli hem de zehir anlamına gelmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'yı öldürmek için tespit edilemeyen bir zehir kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'ya zehir enjekte etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin iğnesi zehir içeriyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali hayatı bana zehir etti.
Translate from Türkisch to Englisch
İlaçla zehir arasındaki tek fark dozdur.
Translate from Türkisch to Englisch
Kadeh tokuşturma kültürünün aslı, çarpışma sırasında karşılıklı sıçrama olduğu için kadehlerin içinde zehir olmadığına dair güven duygusu verme amacıymış.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir hata yaptı ve zehir içti.
Translate from Türkisch to Englisch