Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "zehirli"

Lernen Sie, wie man zehirli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 77 handverlesene Beispiele.

Kömür sobasıyla uyumamanız gerek. Çünkü karbonmonoksit denen çok zehirli bir gaz yayar. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Binlerce insan Bhopal Gaz Trajedisi'nde hayatlarını kaybetti ve bugün bile yüzlerce, hatta binlerce insan hâlâ zehirli gazın kötü etkilerinden muzdariptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Istakoz ciğeri zehirli olabilir. Yememek en iyisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Zehirli bitkilerden uzak durmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu balık zehirli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un şu ana kadar yapmayı denemek istediği en tehlikeli şey zehirli bir yılanı tutmaktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hatta zehirli yılanlar sadece tehdit edildiklerini hissederlerse saldırırlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi yılan en uzun zehirli dişe sahiptir?
Translate from Türkisch to Englisch

Zehirli bir şey yediği için, onlar Tom'u midesini pompalatmak için hastaneye götürdüler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom zehirli bir okla vuruldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Karbon monoksit karbon bileşiklerinin tam yanmamasından oluşan zehirli bir maddedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Zehirli elmaları parlatıyor muyum?
Translate from Türkisch to Englisch

Zehirli mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar zehirli mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yılan zehirli değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceleri domatesin zehirli olduğu düşünülmüş.
Translate from Türkisch to Englisch

Tabii klorin çok zehirli olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bitkiler tamamen zehirli.
Translate from Türkisch to Englisch

Nefesinizi tutun! Bu zehirli gaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O şey zehirli.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu zehirli.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı yılanlar zehirli ama ben hâlâ onların hepsinden korkuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar domatesin zehirli olduğunu düşünürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar domateslerin zehirli olduğunu düşünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Zehirli sarmaşık ve zehirli meşe bitkiler arasındaki nasıl ayrım yapacağınızı biliyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, dünyadaki en zehirli örümceklerden biri.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, dünyada olan en zehirli örümceklerden biri.
Translate from Türkisch to Englisch

Brom Zehirli dumanı kişinin ciğerlerine zarar verebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom zehirli bir yılan tarafından ısırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hekzan zehirli midir?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu örümcek zehirli mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyadaki en zehirli yılan hangisidir?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hava tabancasından ateşlenen zehirli bir dart oku tarafından öldürüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir atık su arıtma tesisi şehrin su kaynağının içine zehirli kimyasallar boşalttı.
Translate from Türkisch to Englisch

Arsin zehirli bir gazdır.
Translate from Türkisch to Englisch

O zehirli mantarları yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Zehirli yılanlar bizim yerimizde yaşamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşek arıları zehirli midirler?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu madde tek başına zehirli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu madde kendi içinde zehirli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Fulyalar, yüksek miktarlarda yutulduğu zaman öldürücü bile olabilen zehirli bir alkali madde içerir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben hiç zehirli mantar yemedim!
Translate from Türkisch to Englisch

Örümceklerin hiçbir türü zehirli değildir.

O zehirli gazdı.

"Bakın! Bir kırmızı beyaz mantar! Çok lezzetli görünüyor!" "Hayır, onu yeme. O zehirli."

Biz bir taşa çok benzeyen bir tür zehirli kurbağa inceliyoruz.

Zehirli bir kiraz bir dükü öldürebilir.

Ressamlar tarihsel olarak kurşun boya gibi zehirli maddelere maruz kalmışlardır.

Bu sahilde zehirli denizanaları var mı?

Avustralya'da bulunan bir yılan olan "içbölge taypanı" dünyanın en zehirli yılanıdır.

Kültürel görecelik zehirli bir fikirdir.

Kültürel görecelik zehirli bir fikir değildir.

Bir tamponda uyuyorsan zehirli şok sendromu olabilirsin.

Leyla zehirli bir ortamda büyüdü.

Leyla zehirli bir çevrede yetiştirildi.

Leyla zehirli gazlardan öldü.

Leyla çok zehirli bir ortamda yetiştirildi.

Sami zehirli iğneyle ölüme mahkum edildi.

Sami zehirli hapları ezip onları meyve suyunda eritti.

Sami zehirli kapsülleri Leyla'nın içkisine boşalttı.

Modern teknoloji, basit buğday bitkisini zehirli bir canavara dönüştürdü.

Bu zehirli bir mantar.

Zehirli gaz kullandılar.

Tom zehirli bir okla öldürüldü.

Bu mantar zehirli.

Avustralya'da zehirli yılan çok var mı?

Bir mantarın zehirli olduğunu nasıl anlarsınız?

Bir mantarın zehirli olduğunu nereden anlıyorsun?

En zehirli yılan bile istediği yere gidebiliyor.

Bu ok zehirli işte, bunu atmayın artık ya!

Bu yılan zehirli.

Dikkat, zehirli yılan!

O zehirli mantarlardan yedi.

Bu şehrin havası burada bulunan çeşitli fabrikalar nedeniyle zehirli.

Lukas zehirli külden etkilendi.

Bir mantarın yenilebilir mi yoksa zehirli mi olduğunu nasıl anlarsın?

Tom, zehirli bir ok nedeniyle öldü.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch