Lernen Sie, wie man zeki in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
John Bill'den daha zeki.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok zeki.
Translate from Türkisch to Englisch
O gerçekten zeki, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O sahiden zeki, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Keşke daha zeki olsaydım.
Translate from Türkisch to Englisch
O çocuk zeki.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çok zeki bir çocuktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok zeki bir çocuğa benzemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zeki bir çocuğa benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Thomas onu çok zeki görmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O onlardan daha zeki.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom o kadar zeki ki sınıfta kendini gösteriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Biddle oldukça zeki bir adamdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Keşke zeki olsam.
Translate from Türkisch to Englisch
O erkek kardeşiyle karşılaştırıldığında, o kadar zeki değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tanıdığım en zeki adamdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, babasından daha az zeki değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, babasından daha az zeki değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kesinlikle zeki olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kesinlikle Mary'nin olduğunu düşündüğü kadar zeki değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kesinlikle düşündüğü kadar zeki değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz onu zeki olarak düşündük.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hiçbir şekilde zeki değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O gerçekten çok zeki.
Translate from Türkisch to Englisch
Jack sınıftaki en zeki çocuktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Kate bizim sınıfta en zeki öğrenci.
Translate from Türkisch to Englisch
O zeki bir çocuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Kitaplar zeki kimsenin çocuklarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom göründüğü kadar zeki değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ağabeyi kadar zeki değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen akıllı ve zeki birisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sınıfında en zeki çocuk olduğuna inanamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kadar zeki değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Judy çok zeki bir öğrencidir.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok zeki bir yalancıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınıfında en zeki öğrencidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gömlekle zeki görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
O senin sandığından daha zeki.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten zeki bir çocuktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok zeki genç bir hanımdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yunuslar çok zeki hayvanlardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun zeki olduğu inkar edilemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Bill iki kardeşin daha zeki olanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece güzel değil, aynı zamanda da zeki.
Translate from Türkisch to Englisch
Yunus çok zeki bir hayvandır.
Translate from Türkisch to Englisch
Zeki adam ilk kez prestij ödülü aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ülkemizdeki en zeki kimselerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağabeyi kadar zeki değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendini zeki bir kişi olarak düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Zeki doktor başbakanın hastalığını tedavi etmeyi başardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bu son kararının mantığını anlamada sıkıntı çekiyorum. O eskisi kadar zeki değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Kafasından toplama yapabilecek kadar zeki değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zeki ama anti sosyal.
Translate from Türkisch to Englisch
O, senden daha az zeki.
Sence zeki miyim?
Sen zeki olabilirsin ama benim kadar detaylı düşünmezsin.
Neden yapıyorum bunu biliyor musun hala kendini benden daha akıllı ve zeki sanıyorsun.
Tom ve Mary zeki insanlar.
Tom zeki bir kişi.
Tom çok zeki.
Tom oldukça zeki.
İstanbul'daki o güzel ve zeki kadını seviyorum.
Zeki görünüyorsun.
Bu çok zeki.
Siz benden daha zeki ve haklısınız.
Zeki değilim.
Ben sadece zeki değil, aynı zamanda yakışıklıyım.
Onlar çok zeki.
Siz zeki olabilirsiniz fakat ben de sizin kadar zeki değil miyim?
Sen çok zeki ve akıllısın.
Tom zeki bir çocuk.
Sen zeki bir erkek çocuksun.
Kendini zeki sanan bir aptal, basit bir aptaldan daha kötüdür.
İnsanların Tom'un zeki olduğunu düşündüklerine inanamıyorum.
Kız kardeşim çok zeki.
Her zaman seni işe alan insanlardan daha zeki ol.
Tom göründüğünden daha zeki.
Tom inanılmaz derecede zeki.
Ne zaman bu kadar zeki oldun?
Oğlun senin kadar zeki değil.
O zeki bir iş adamıdır.
O zeki ve hırslıdır.
O, zeki ve hırslıdır.
Buradaki en zeki adam olman gerekiyor.
Benden daha zeki olduğunu düşünüyorsun, değil mi?
Başka gezegenlerde zeki yaşam var mı?
O zeki bir öğrenci.
Çok zeki değilsin, değil mi?
Seni daha zeki bekliyordum.
Kendini çok zeki sanıyorsun, değil mi?
O çok zeki ve hırslı.
Sen de az zeki değilsin.
Sen zeki bir adamsın.
Tom çok zeki birisidir.
Tom çok zeki değil.
Tom gerçekten zeki.
Bu kitabı kim yazmışsa, o çok zeki.
O sadece zeki değil, aynı zamanda sevimli.
Tom zeki gözüküyor.
Ondan daha zeki değilim.