Lernen Sie, wie man zemin in einem Türkisch Satz verwendet. Über 84 handverlesene Beispiele.
Zemin suyla ıslanmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kirli ev, kirli zemin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayna parçaları zemin üzerinde dağıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary her ikisi de zemin üzerine bağdaş kurmuş oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Adımına dikkat et. Zemin kaygan.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin ıslak görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ahşap bir zemin güzeldir.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim en sevdiğim zemin sert ahşaptır.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin çöktü.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin hâlâ ıslak.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben zemin katta yaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin kanla kaplanmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin kalın bir halı ile kaplıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin soğuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Saklanan zemin köpek balıklarından biri onu uyluğun üst kısmından hızla yakalamadan önce o birkaç yardadan daha fazla yüzmemişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Beşinci katta hiç sıcak su yok, ama zemin katta var.
Translate from Türkisch to Englisch
Dördüncü katta sıcak su yok ama zemin katta var.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin çok kayalıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dikkatli ol. Zemin kaygan.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin karla kaplıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin kaygan, bu yüzden dikkatli olun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ürün hem bir zemin cilası hem de bir tatlı kaplama malzemesidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin çamurlu.
Translate from Türkisch to Englisch
Asansörle zemin kata indik.
Translate from Türkisch to Englisch
Aniden zemin ayaklarımın altından kayboluyor gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni evimde oturma odası zemin katta ve yatak odası birinci katta.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin çok eğriydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin o kadar kirli ki yıkanması gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Komşunun kedisi süt fincanını zemin karoları üzerine döktü.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin katta oturuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin temiz tutulmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz bu durumda oldukça sallantılı bir zemin üzerindeydik.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin kirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin soğuktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin pürüzlüydü.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin çok soğuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin çok soğuktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin gıcırdadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un silahı zemin üzerinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kazma sert zemin yüzeyleri parçalamak için kullanılan uzun saplı bir araçtır.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin tozla kaplıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Restoran zemin katta.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç gün yağmurdan sonra zemin su dolmuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
O zemin katta.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary mutfağa girdiğinde, zemin suyla kaplıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Cafe iki kat aşağıda, zemin kattadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Norveç bayrağında kırmızı zemin üzerinde beyaz kenarlıklı koyu mavi Nordik haç vardır ve 1821 yılından kalmadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin çok kaygan.
Translate from Türkisch to Englisch
Hareket hızla zemin kazanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin üzerinde kan lekeleri vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin katta oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, zemin katta yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, zemin katta oturuyor.
Yeni zemin kaplaması ahşap gibi görünüyor ama aslında vinil.
Zemin tamamen büyük bir halı ile kaplıydı
Tom zemin kata indi.
Zemin çok yumuşak.
Zemin ayaklarımın altında!
Yağmur yağdıktan ve zemin nemlendikten sonra yabani otları çekmek daha kolaydır.
Zemin şiddetle sarsıldı.
Zemin kaygan.
Zemin katta bir ceset vardı.
Fadıl zemin kata gitti.
Dikkat: ıslak zemin.
Mutfak zemin kattadır.
Mutfak zemin katta.
Şiddetli yağmur yağıyor bu yüzden zemin çok çamur.
O kadar yorgundum ki sert mermer zemin üzerinde uyudum.
Sami zemin kattaydı.
Zemin yeni cilalandı.
Zemin ıslak ve kaygan. Dikkatli ol!
Islak zemin top kontrolünü zorlaştırıyor.
Zemin kaygan, bu yüzden dikkatli ol.
Zemin çok ıslak.
Zemin futbola müsait.
Bar zemin katta.
Ortak bir zemin bulabildiniz mi?
Binaya zemin güçlendirmesi yapıldı.
Anadoluspor Ali transferi için zemin yokladı.
Çıkış da zemin kattadır.
Genelevlerin kapatılması, yasadışı fuhuş olaylarının artmasına zemin hazırlamaktadır.
Zemin, birinci ve ikinci katlar kiralıktır.
Zemin hala ıslak.
Tom zemin katta kardeşiyle oynuyor.